PEEL,2009 from Surabhi Saraf on Vimeo.
Doğrama
Mem manzaraları



Waxy’den Andy Baio, İnternet’teki ünlü memlerin ön planlarını silip arka planlarını bırakmış. Bunu görünce direk aklıma pornolarda pornocuların çıkarılıp arkaplanların bırakıldığı John Haddock’un muhteşem Porn Sans People geldi, o da zaten başına yazmış ona benzediğini. Bu kavram eskimez diyorum, kavramsalcılar neonla yazı yazmayı bıraksın biraz arkaplan işine girsin. Ben tanıdıklarımı koydum 20 tane daha var.
(via today and tomorrow)
Deadline
Politikaya biraz ara verip daha tüysiklet şeylere, mesela Bang-Yao Liu‘nun postitlerden yaptığı stop motion projesine bakalım mı?
Devinim

Yine geç kaldık, 2008 yılında yapılmış ama ben geçenlerde Tümel’in friendfeedinden gördüm, devinimi. Kerim Bora Atölyesi’nin ötekileştirme, yakın siyasal tarih, Türkiye’de genç olmak, Aleviler, Sünniler, eğitim, cinsiyet, sosyal adaletsizlik, şehitler gibi ana başlıklarda Türkiye’de 20 ilden 1000 kişi ile video röportajlar yapması sonucu ortaya çıkmış nefis bir etnografik araştırma. Site flash olduğu için fragmanı embed edemedim ama üşenmeyin girin bakın. Uzun uzadıya projeyi ortaya çıkaran şartlar ve hedefler anlatılmış, sonuna da kapı gibi hiçbir ticari amaç taşımamakta ve hiçbir reklam bulundurmamakta olduğunu yazmışlar. 1 Ağustos 2009′da Devinim güncel yayınına başlayarak, her ay seçilen bir Türkiye konusunu mümkün olduğunca her düşünce kesiminden insanına soracak ve programlarıyla bu konuyu yine www.devinim.tv adresinde tartışmaya açacak.
Bianet‘ten basın bültenini, Yeni Şafak‘tan röportajı okuyabilirsiniz.
Flying Lotus
Geçtiğimiz 2-3 senedir severek takip ettiğim “lap-top müzisyeni” Flying Lotus’un bu klibine deli oldum. Mert gönderdi. Daha fazlasını burada bulabilirsiniz.
Dikkat: İçerik çoluk-çocuğa uygun değildir.
BuBoarders İsviçre’de

Buboarders Boğaziçi Üniversitesi’nde kış sporlarına gönül vermiş bir avuç delikanlıdan oluşuyor. Kendilerini bir paragliding üstadının kalkışını izlerken görüyoruz. 7710 izleyici ile oldukça bakir bir parça ile karşı karşıya olduğumuzu görüyorum. Erdem’in sayesinde, Etrafta semalarında.
YouTube izleyemeyenler buradan
Japon görsel kültürü karşısında ezik hissetmek
Let’s☆Cookin’ Jam from OHASHI_Takashi on Vimeo.
Bir süredir yakın bir arkadaşım için çekmeyi planladığımız bir müzik videosu üzerinde çalışıyorum. Çalışıyorum derken aslında sağda solda başkalarının yaptığı videoları izleyip “ilham” (ç)alıyorum, günlerimi geçiriyorum. Üstteki animasyonla da bu maceraların esnasında karşılaştık. ”Let’s Cookin Jam” animasyon tekniğinin sadeliği, grafik dilinin basitliği ve topyekün manyaklığı ile beni gafil avlarken, sahip olduğumu varsaydığım görsel kültür külliyatının da aslında pek de derin ve zengin olmadığını hatırlattı.
İzlerken utandığım…

Evet, nerede kalmıştık? Çocukken televizyonda gördüğüm bazı insanların yaptığı acayip hareket ve mimiklerden utanır gözlerimi kapatır ya da kafamı koltuğa gömerdim. O yıllardan beir izlediğim hiç bir şey bende bu hissi hissi uyandırmamıştı.
Emrah filmlerinde görmediğimiz duygusal disko çocukları için
Daft Punk’ı sevmek ya da sevmemek mesele değil, teremin’i sevmek ya da sevmemek de mesele değil. Asıl mesele sevmek, sevgili Etrafta okuyucuları. Sevelim, sevilelim. İyi haftalar.
O esnada başka bir yerde…
Norrda‘nın Bendirli, neyli, “sufi-zen new age kristal şamanist” kabuğunun altında ilginç birşeyler de yok değil. Zaten ilginç ve hoş bir yanı olmasa buraya yazmak da manasız olurdu. Oto-oryantalizm’in dozunu az kaçırmış olsa da derin ve güzel vokalleri, ağır aksak bir groove’u ve hipnotik bir klibi var.
Çocukluğumun köfte romatizmi
Ben de bir zamanlar küçüktüm, bu büstiyerini düzelte düzelte şarkı söyleyen kızın müziği eşliğinde Gümüldür Apocalypse yazlık diskoda aşık olmuş, sonra mutsuz olmuştum. Zaman, mekan ve olayların fraktal bir yapısı var sanırım, herşey değişiyor, hiçbirşey değişmiyor. Belki de bir zamandır 80′ler geri geldiği için olabilir mi diyorum kendime? Parça C.C. Catch’den Cause you are young.
Moskova’nın fethi kutlamaları
Baris K @ Denis Simachev / Moscow 2009 from xxxtravaganza on Vimeo.
Barış K, Anapop’u Moskova’ya götürdü, Ruslar da ciddi anlamda koptu sanırım. Böylece, bize altkültürü ‘Türkü Bar’a çevirdiğimizi söyleyen kimi dostlarımızın, bu müziğin evrensel bir algıya da hitap ettiği yolundaki kanımıza artık katılacaklarını umuyorum.
Cesur yeni müzik
Circlesquare – Fight Sounds Pt.1 from Bienvenido Cruz on Vimeo.
Bir Joy Division estetiği, bir shoegazing ağırbaşlılığı, bir dubstep coşkusu, bir Depeche Mode uyuzluğu, ordan burdan şurdan, işte yeni müzik.
Kendi kültürünü aşmak ek

Diğer postun altına yazmıştım bunları da ama biliyorum ki internette okuyucunun ilgisi 3 saniye, resimlere bakıp geçicek bunlar da piç olucak ondan ayırdım ek yaptım. Youtube izleyemeyenler var diye sayfaya gömmedim.
+ Don Cherry – Noon in Tunysia 1969′dan ünlü serbest caz müzisyenleri Don Cherry, Sahib Shibab ve Fransız Henri Texier, Tunuslu müzisyenler ile Tunus sokaklarından okullarından vs görüntüler eşliğinde canlı müzik yapıyor. Bu nasıl bir video Tanrım.
+ Luciano Berio aynı yıldan, siyah beyaz bir videoda Donauschingen festivalinde orkestra yönetiyor.
+ Yine 70′lerden olsa gerek Zózimo Bulbul, John Coltrane’in Kulu se Mama adlı eserine eşlik etmiş, heralde gerçek modern dans bu olmalı?.
Kendi kültürünü aşmak

Bu aralar etrafta’ya birşey koyarken zorlanıyorum geçen Boran’a da söyledim artık birine güzel gelen diğerine muhakkak pastiş veya sığ geliyor. Bu dünyadaki sanatsal ve politik herşey öznel, herşey bir başka yere referans, eskiden apartma, modernizm sonrası sabit hiçbir şey kalmaması bir yandan da bu görecelilikte bazen insanı çaresiz bırakıyor. Yardımcı olsun diye Jameson açtım okudum rastgele sayfadan, bir Walter Benn Michaels kotasyonu geldi, serbest çeviri benden:
“Kültürel eleştiride, kültürel köklerini anlayabilmek için önce kültürünü aşmak (transcend) gerektiği Jeremiah’tan beri başlangıç adımı olarak bellenmiştir. Bunu birebir almamak gerekir, insanın kendi kültürünü gerçekten aşması mümkün olmadığı gibi, bu olsa bile elinizde analiz edecek araç kalmaz – belki teolojik olanlar dışında. Bu nedenle içinde yaşadığınız kültürü sevmesenizde, onun içinde varolursunuz, beğendiğiniz ve beğenmediğiniz şeyler gibi.”
Bu durumda hiçbir kültürel bağlamı olmayan, yeni bir sanat, yeni bir tarz, yeni bir müzik, yeni bir kreatif üretim artık olabilir mi. Hiç bir zaman mı yoktu acaba? Jameson bir paragraf sonra tüketim toplumunun kendini teorize etme gücünün, sistemin içinden onu yargılayıp karşı koymayı imkansız hale getirdiğini söylüyor bir paragraf önce de sistemin total reddinin bile yine ondan koparılıp atılamayacak bir bağ taşıdığını da söylüyordu. Kısacası kurtuluş yok gibi.
Bu işler biraz karışık tabi 2 satırda çözülmüyor işte bu nedenle kendimi kültüre bıraktım biraz da entelektüel sosa da buladım mııııı, oh içim de rahat.

Fred Herzog Vancouver fotoğrafları

Mr-T & Hulk Hogan

Buluntu

Ve ezeli olduğunu sandığımız Cristo Redentor.
Resimlerin kimisi Waxin’ & Milkin’, bazısı da ***/*


