Geçen gün Çağlar’ın koyduğu ve “eskiii eskiii” diye bağırdığımız Blu videosunun bir benzerini BBC6 yapmış. Büyük de tepki çekmiş adamın tarzını çaldılar diye. Peki bu tarz mı teknik mi? Bu tarz hiçbirşey bir daha yapılamayacak mı?. Yoksa sadece teknik değil çizimler de mi çok benzediği için “çalıntı”. Bence de pek hoş kaçmamış aslında.
Bir başka tartışma da, “Intellectual Property Asshole Competition“. OBEY’den tanıdığımız Shepard Fairey’e Associated Press, ünlü Obama posterini bir AP fotosundan alarak yaptığı için dava açmıştı. Fairey’de kendi posterlerini “remix”leyen Baxten Orr’a dava açmış. Evan Roth bunun üzerine Obama posterinin yapıldığı fotoğrafı resmetmiş ve yarışmayı başlatmış. İlk dava açan yarışmayı kazanıyor ve “asshole”luğu belgeleniyor ama daha dava açan yok. Kim kazanır, kim haklı, ne oluyor, Shepard Fairey sell out sürecini tamamladı mı?
Galerist Kapakları Üstüne 4 Varyasyon - 2008, Photoshop Manipülasyonu
Aydınlanmam Facebook’daki Galerist grubunun kapalı, yani sadece davetiyeyle / ricayla, selektif / elektif bir sistemle üye alacak biçimde kurulduğunu görmemle başladı. Bunun ne önemi var diyebiliriz; kaldı ki belki ben de bu gruba davet edilmiş olsaydım, okşananan gururumla, sanattan anlayan, çevre ve zevk sahibi bir grubun üyesi Boran Güney olarak aşağıda okuyacağınız yazıyı da kaleme almayacaktım…
Bildiğiniz gibi hem sermaye, hem zevk sahibi olmak kolay değil. Türkiye’de gerçek bir burjuvalaşma sürecini başarıyla tamamlamış, bu sürecin son evresinde hem sanat hamiliğinin ince protestan felsefesini, hem de sanat yatırımcılığındaki karlılığı idrak edebilmiş çok dar bir kentsoylu kesim var. Galerist de bu bağlam içerisinde, piyasa kurallarını çok doğru içselleştirmiş, uluslararası marka olma yolunda adımlar atmış, Hüseyin Çağlayan’dan Leyla Gediz’e, Taner Ceylan’dan Haluk Akakçe’ye kadar Türk güncel sanatında bir araya topladığı en flaş isimleri Jürgen Teller gibi uluslararası süperstarlarla kafa kafaya getirmiş, yurt sanatçılarını dünyaya açmış, ağlı bağlı, mükemmel ve seçkin bir kurum. Bu seçkinlikte bir kurumun Facebook gibi itin kopuğun, girenin çıkanın belli olmadığı bir çorba içerisinde, kendini savunma refleksine sahip olması ve malını kimin alabileceğini önceden belirleyebilmesi, bu seçkin ve özel hedef kitleye en üstün biçimde hizmet verebilmesi açısından da şüphesiz elzemdir.
Ve o hedef kitle tabii ki, birinci sınıf kağıda, adeta bir İsveç, adeta bir Norveç cabbarlığıyla basılmış, her sayfası kalite kokan hem öncü hem yenilikçi, hem de zeitgeist’ı yakalamış Galerist dergisinin / bülteninin kapak sayfasındaki Gümüşlük Evleri 11. Faz bant reklamına cevap verecek olan mağrur kitledir. Gümüşlük evlerini ister peşin, ister bu ve diğer cevval inşaat şirketleri tüm dağı çürük diş gibi evlerle doldurduktan sonra, duvarlarında çok cazip ve dekoratif Haluk Akakçe’ler, ultra hip sado-mazo ironik Erinç Seymen’lerle beraber üstelik Bonus’a 6 taksitle alabilirsiniz.
Galerist’ten onaylı evinizi aldıktan sonra Whitecube ya da Lehmann Maupin gibi kurumların yayınları kapaklarına “Miami’de süper lüks 3. faz villa” filan tarzı reklamlar alıyor mu almıyor mu kontrol etmeyi unutmayınız…
Neyse Huysuz Virjin dilini bir kenara bırakıp, şöyle toplasam: Bana öyle geliyor ki Galerist; Anglo-Sakson sanat simsarlığı / hamiliği felsefesindeki seçkinci ayrımcılık (ve ayrıcalıklılık ‘exclusivity & privilege[?]‘), ile yerli ticaret anlayışımızı, gün geçtikçe benzediğimiz Dubai tarzı ‘tam saha’ pazarlamacılıkla birleştirip, müstahak olduğumuz sanat piyasasını yaratıyor.
Japon metro adabı ile ilgili yazıyı okuyunca aklıma bir süredir İstanbul metrosunda gördüğüm posterler geldi. Fatih Aksular adlı kişinin hazırladığı posterlerin bazılarının anlamsız/anlaşılmaz bazılarının ise özellikle çocuklar için oldukça korkunç olduğunu düşünüyorum.
Burada birşeyler yazıyor ama anlamıyorum. Halbuki bu yaşadıǧım toprakların has grafik tasarım kültürü.
Şehirde gezdiğim heryerde, binaların üzerinde, kanalizasyon kapaklarında, çeşmelerde de bu biçimde işaret ve göstergeler var. Hiç anlamadığım bir dilde bu kadar çok yazı olması bilimkurgu hissinde bir durum sanırım.