Kansız İhtilal

Elit Milli : 21 / 06 / 2009

Kansız İhtilal: Şanlı Türk Ordusunun Zaferi Hazırlayan: Vecdi Bürün, Ekicigil Matbaası, 1960.

Dün gece Berlin’li Türk sanatçı Köken Ergun‘un bloguna ulaştım bir şekilde. Başlık imajı tabi anında aşık etti beni kendine. Türk sanatçılarda hep geriden geldiğim için belki de daha önceden Boran veya Onur’un bahsettiği birisi olabilir ama ben yeni bulmanın heyecanını yaşıyorum. İşin güzel yanı bütün işlerine birer blog açmış ve konuların etrafında dönen araştırma materyalleri, makale ve röportajları da paylaşıyor bir nevi “açık yapıt” yani. Tank sevdasına özellikle bayıldım. Bu yukarıdaki de oradan ve dahası da var. Bir de sevda kelimesini kullanınca Sevan Nişanyan’ın sevdanın etimolojisini incelemesi geldi aklıma.

GTA – Görsel Tarih Arşivi

Aslı KURİŞ : 28 / 03 / 2009

2mesrutiyet
II. Meşrutiyeti ilan etmek üzere İstanbul’a gelen Hareket Ordusu askerlerinin Yıldız Sarayı’nı ele geçirmeleri

muhtar
Türkiye´nin ilk kadın muhtarı Gül Esin Hanım

pullar
1967 yılına ait pullar

Bu imajlar dijital arşivsizliğimizden yakınanlara güzel bir kaynak olabilecek GTA sitesinden.
GTA, Hacettepe Üniversitesi ve Tübitak işbirliği ile oluşturulmuş, içeriği her gün zenginleşen, Türkiye’nin modernleşme süreci, Osmanlı dönemi, Atatürk döneminde yapılan inkılaplarla ilgili görseller, fotoğraf, kartpostal, pul, piyango, afiş ve bir çok değişik imajın bulunabileceği bir proje sitesi.
Fotoğraflara bakabilmek için üyelik gerekiyor ve şu an için malesef 25 fotoğrafın orijinal boyutlarına bakabiliyor, ondan sonra eklediğiniz her imaj için 5 imaj görme şansınız oluyor. Olsun…

Altı büyükbaba

Elit Milli : 9 / 03 / 2009

Nevada doğumlu sanatçı Matthew Buckingham‘ın, 2002 yılında yaptığı Altı Büyükbaba adlı bu siyah beyaz baskı, Amerika’nın sembollerinden Rushmore Dağları‘ndaki figürlerin 502002 yılındaki görüntüsünü simgeliyor. Buckingham, jeologların 500.000 yılda rüzgar ve su tarafından tanınmayacak kadar erozyona uğrayacağını öngördükleri heykellerin, kültürel ve politik bir sembol olarak kolektif hafızadan yavaş yavaş yokolması ve tabiata geri dönmesini düşündürmek istemiş. Bir iki insan neslinde birçok kavram ve davranış biçiminin, kulaktan kulağa oynarcasına tanınmaz hale gelişini düşününce, bu eser insana değişmez diye düşündüğü birçok şeyi sorgulatan bir hal alıyor.

Wallerstein Istanbul’da

Elit Milli : 4 / 03 / 2009

Bir süredir bildiğimiz ama şubat tembelliğinden kimsenin yazamadığı bu çok önemli haberi, geç olsun güç olmasın şeklinde verelim. Bilgi Üniversitesi’de yakın zamanda kaybettiğimiz akademisyen Faruk Tabak anısına düzenlenen 3 günlük Küresel Perspektifle Tarih (History from a Global Perspective) adlı sempozyumda şu an yaşayan en önemli düşünürlerden biri olan Immanuel Wallerstein konuk olacak.

Cuma günü Jeopolitika ve dünya ekonomisi : Bir dönüşüm krizi (Geopolitics and The World Economy : A Crisis of Transformation) adını taşıyan konuşmayı yapacak olan Wallerstein, Cumartesi’nin Santralİstanbul’daki ilk seansa da katılacak. Gelmiş geçmiş en önemli tarihçilerden Fernand Braudel ve Marx‘ın analizlerinin üzerine bina ettiği Modern Dünya Sistemi adlı 3 volümlük kitabın ilk cildini yazalı 35 sene geçmiş olan, World Social Forum katılımcısı 79 yaşındaki usta sosyolog, tarihçi ve analist dünyada süregelen değişim hakkındaki fikirlerini önemsediğimiz sayılı insanlardan biri.

Malesef ülkemizde ve dünyada ana akım medyada sözde tarihçilerin saltanat sürmesi nedeniyle, tarih ve sosyolojik analiz, komplo teorisi seviyesinde algılanmaya ve kahve muhabbetine meze olmaya başladı, Wallerstein gerçek analizin nasıl yapılması gerektiği konusunda çok büyük bir ölçüt olarak karşımızda olacak. Ekonomik krizle ilgili son yazılarından biri için.

Mete Tunçay, Çağlar Keyder ve daha birçok akademisyenin, mikro tarih anlayışı, dünya sistemleri, milleyetçilik, ekonomi, tarımsal dönüşüm, emek vs gibi kavramlara dokunacağı bu yüklü programa katılmak isteyenler acilen Bilgi’yi arayıp yer kaldıysa yer rezervasyonu yapsın. 444 0 428.

Kurak But – Aysel Gürel Müzesi (Müzikal Belgesel)

But : 17 / 02 / 2009


KURAK BUT – AYSEL GÜREL MÜZESİ from Kurak But on Vimeo

Gönül Aysel Gürel 
7 Şubat 1929, Denizli - 17 Şubat 2008, İstanbul

İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi bölümü mezunu olup, şarkı sözü yazarlığının yanı sıra, Türkolog, edebiyat öğretmeni, tiyatro oyuncusu ve şairdi.

Kalbimizdesin…

Nereden Nereye

Elit Milli : 14 / 02 / 2009

Charles Darwin’le 200. yılımız

Elit Milli : 12 / 02 / 2009

Bilimde son yüzyıllardaki en önemli çığırı açan Charles Darwin’in 200. doğumgünü bugün. Binlerce yıllık teleolojik ve teolojik bakış açısının hegemonyasını sallayacak fikirleri dile getiren bu adam heralde dünya üzerinde en yanlış anlaşılan, tanınan adamlardan da biri olma sıfatını koruyor.

Günümüzde evrim konusundan zerre anlamayanların “ehe ehe maymundan gelenler düşünsün”, ya da “Allah’a şirk koşuyollar” tadındaki naif yorumlarının yanısıra kendi döneminde de bilimadamlarından ilk etapta fazla destek görmediği bilinmekte. Kendisi gibi evrimin önemli fikir babalarından olan A. R. Wallace yazdığı bir mektupta kendisine, “birçok zeki insanın kendi kendine işleyen ve yaşam için gerekli olan “Doğal Seleksiyon”‘u tam hatta hiç anlayamamalarına o denli tekrar tekrar şaşırıyorum ki, sanırım terimin kendisi ve sizin onu anlatışınız ne kadar açık ve güzel olsa da doğa tarihçilerinin genelini etkilemeye yeterli olmadığına kanaat getiriyorum.” demiş.

Bugün evrim sürecinin bireysel organizmalardan, ekosistemlere kadar evrenin işleyişindeki asli ilkelerinden biri olduğu ve canlıların hayatı ile ilgili insanların bulduğu en güçlü açıklama olduğu kabul edilmekte, ne kadar yol katedilmiş. Gerçi Amerika’da ve İngiltere’de buna inanmayanlar hala çok büyük bir kesim ama olacak o kadar daha önümüzde nice 200 seneler var.

Kendisini tekrar saygıyla selamlarken, belki bugün bu konuda birşeyler okumak isteyen olur diye, Scientific American’ın hala yanlış anlaşılan şeylerle ilgili bu yazısını, kendisiyle yapılan bu sahte-röportajı (çeşitli kaynaklardan yararlanarak tabiki), Evrimsel düşünce tarihini ve bu Wired makalesini Londra’da Royal Academy’de yeralan ve Wallace ve Darwin’in bulgularını ilk kez açıkladıkları odada çektiğimiz fotoğraf ile beraber paylaşıyorum.

Osmanlı’nın yükseliş ve çöküşü 1300 – 1923

Boran GÜNEY : 9 / 01 / 2009

Volga gönderdi, kaynak Wikipedia.  İlginç gördüğüm çöküşün uzun bir işlem değil sanki bir anda olmuş gibi görselleşmesi, sanki bir gün önce sağlıklı gördüğünüz büyükbabanızın bir kaç gün içinde ölmesi gibi.  Daha morbid bir örnek bulamadım.

Radyo Etrafta: Mikrofon Açık Kalmış #1

tunctunctunc : 15 / 12 / 2008


Evvel zaman içinde Boran Güney’in Amsterdam ziyareti sırasında gerçekleşmiş, gayet bilinçli, bir o kadar da gelişigüzel Dünyada ve Ülkemizde Reklam Cingıllarının Yalan Yanlış Etkileri üzerine şarkılı türkülü boş sohbet muhabbetimizin 14 dakikalık kaydını dinlemek için ‘play’ lütfen. 

Audio clip: Adobe Flash Player (version 9 or above) is required to play this audio clip. Download the latest version here. You also need to have JavaScript enabled in your browser.

imajlar ve cingıllar: google ve youtube saolsun

Kırotör

tunctunctunc : 28 / 10 / 2008

Halkın %49′u din ve devlet işlerinin tekrar ayrılmasını düşüne dursun. Aynı halkın %90′ı ‘Popüler Kültür’ü takip ederek hayatını idame ettiriyor.  Bize laf düşmez, alan ve satan memnun her zamanki gibi. Geçenlerde ‘Dali’ sergisine giden, oradan çıkıp Cevahir’de gününü geçiren halktan bahsettiydik. Aynı halkı daha da memnun edecek bir sergi açmışlar ‘Kırotörler’ bu alışveriş merkezlerinde. Bu seferki sürreal mürreal değil, halis mulis gerçek.  En meşhur dedimkodum dergisi ‘HAFTASONU’nun ‘41 YILLIK MAGAZİN TARİHİ’ isimli sergisi.  Küçük görüyoruz gibi anlaşılmak istemem, aksine bu tip sergileri başarılı buluyorum sağda, solda ve devamını diliyorum etrafta.  Konseptin mekan seçiminden, seri seçimine kadar aldığı kararlardan dolayı tebrik ediyorum kim ise bu serginin ‘Kırotörü’.  Dali ve Picasso’dan daha fazla algılanacağından emin olduğum bu sergi ilham veriyor insana.  Çünkü halkın bilgisi var Hülya’nın 90 lardaki gol kralı manitası hakkında. Dolayısı ile fikir yapabiliyor turlarken, güven geliyor kendilerine, tadını çıkartıyor sergi gezmenin. Uzun lafın kısası güzel hareketler bunlar.  Kendi seçtiğim, serginin nadide sultan parçaları olduğuna inandığım, evimin duvarına asmak istediğim işleri etrafta ile paylaşmak isterim.

Uzay hızında gelecek formları

Boran GÜNEY : 8 / 10 / 2008


Hayatı boyunca ticari ve akademik başarısızlığı defalarca tadan vatansız Yahudi-Macar tasarımcı, ressam, heykeltraş, Bauhaus muhibi László Moholy-Nagy‘nin, fotoğraf ve resim tekniklerini birleştirdiği (fotogram) zamanının çok çok önünde post konstrüktivist işleri.  Kaybedenler kulübümüzün fahri asbaşkanı da diyebiliriz.  

Bülent Hoca

tunctunctunc : 23 / 09 / 2008

Hocaların hocası, Türk grafik tasarım tarihinin altın adamı ‘Bülent Erkmen’ için şöyle diyorlar Ekşi Sözlük‘te.

“Öğrencilerine yaptıkları işlerin felsefi altyapısından formuna kadar bütün detayları üzerinde tam kontrol sahibi olmalarını öğretme çabalarıyla ve kendi işlerinde de bunu uygulamasıyla türk grafik tasarımının stanley kubrick’i ünvanını fazlasıyla hakeden şahıs. (ventolin)

Arredemanto mimarlik dergisinin kapaklarini tasarlayan,odul ustune odul almaya doymayan,kendi tarzinda tek,yogun dusunsel altyapi sahibi,medari iftaar,nezih insan..(bkz: konsept) (blind)

Finansbank’ın yıldızı, atatürkçü düşünce derneğinin atatürk’ü gibi aşinası olduğumuz işlere de imza atmıştır. (ibrahim tatliseks)

Bülent hoca da denir kendisine (coldplay)”

Boran’ın dünkü logolar ile alakalı postunun yorumlarında adı geçti hocanın tekrar. O yüzden paylaşmadan geçemedim bu bilgiyi. Bildiğiniz gibi bundan 3-4 yıl önce Galatasaray Spor Klübü’nün 100.yılı kutlamaları sebebi ile her türlü basılı işte kullanılacak bir logoya ihtiyaçları vardı. Klüp yönetimi ne kadar saçma bir yol olduğunun farkına geç varsa da, bu logonun tasarımını halka açtı ve dedi ki: Galatasaraylılar seçecek logoyu. Futbol yurdumda çok önemli olduğundan, tasarlayan, tasarlayamayan, Fatma Teyze, Memed Amca bir logo yaptı gönderdi klübe. Babam bile diyordu ‘Ben de yapıcam ulan bi logo’ diye. Klübün kafa oldu ‘çorba’ bir anda, oluştu elde 1000′lerce logo. Sonunda klüp olayın altından kalkamayıp çareyi üstad Bülent Erkmen’in ofisinin kapısını çalmakta buldu. Bülent hoca tamam dedi, yaparım en güzel şekilde ve yaptı da. Klüp sonunda Türkiye’nin en baba ‘Design Office’ine giderek, kendisinden beklenen modern hareketi yaptı, Bülent Hoca da logoyu yaptı. Herkes yaptı birşeyler yapmasına ama, her ne kadar keyifli gibi görünse de bu logoyu tasarlamak, hassas işlerdi bu futbol işleri. Sorumluluk vardı milyonlarca taraftara. Yani benzemiyor devlet tiyatrosunun posterlerini yapmaya, kim bakar tiyatro posterine be ya? Buyrun Bülent hocamın logosuna bakın.

Logonun yayınlanmasının ardından Galatasaray cephesinde bomba gibi patlayan tartışma şuydu: Komplo teorisi mi dersiniz bilmiyorum ama; Fenerbahçe taraftarı olduğu bilinen hoca, Galatasaray logosunun içine ‘FB’ harflerini saklamıştı. Hoca bu yoruma bir röportajında dedi ki:

“Eleştiriler, böylesine popüler bir alanda iş yapmış olmanın doğal bedeli. Taraftarlık böyle bir şey, maço bir erkeğin aşk sandığı tutkusu gibi.”

Güzel laf etmişti hoca herzamanki gibi. Bunu bilerek mi yaptı? Şansa mı böyle birşey denk geldi? Millet mi paranoyak? Ben mi manyağım anlamadım. Ama şunu biliyorum ki ‘Hocanın vurduğu yerde gül biter’.

Hoca imaj: Dexigner.com

 

 

Wanderlust

Elit Milli : 29 / 08 / 2008

Dünya tarihine geçmiş en önemli 23 yolculuk nedir?. İpek yolu? Cook’un Pasifik seyahati? Marco Polo’nun seyahatleri, Magellan’ın dünyanın çevresinde dönmesi, yoksa Ken Kesey’in Amerika’yı baştan başa dolaşan The Electric Kool-Aid Acid Test Trip’i veya Orient Express’mi? Good dergisi, NY Times’ın mükemmel interaktif visualizationlarını aratmayan Wanderlust adlı bir uygulama ile bütün bu yolculukları harita üzerine yerleştirmiş. Evliya Çelebi de olsa iyiydi!

Müzik Beslemesi: Grup Ses: Memleketten Funk 01

Boran GÜNEY : 25 / 04 / 2008

memlefunk1

Etrafta olarak, Türk pop kültürünün darbeler, muhtıralar ve krizlerle fasılalı tarihini, biz hafızasız Özal kuşağına tanıtmak gibi bir vazifeyi sırtladık gidiyoruz. Bunu bizden önce yapan, ya da bizim bu mevzulara uyanmamıza önayak olan çok güzel abilerimizi de unutmadan (sevgili Deniz Pınar, sevgili Naim Dilmener, pek değerli Serhat Köksal ve diğerleri) elimizden arşivimizden geldiğince kıyıda köşede kalmış, bir anda parlayıp sönmüş, darbe sonrasında gözden düşmüş, dış mihrak olarak etiketlenip memleket sınırlarından dışarı sürülmüş, ya da zaten misak-ı milli içinde kendine hiç bir zaman doğru dürüst yer bulamamış müzik, tasarım, edebiyat ve sanat işlerini buradan paylaşmaya çalışıyoruz.

Az sonra dinleyeceğiniz “mixtape” de bu gayretin şahikalarından biri. Etrafta kankicanlarından Grup Ses (Küratör’ün %50’si) ile yaklaşık 3-4 aydır üzerine konuştuğumuz ve heveslendiğimiz bir derleme. Grup Ses  yıllardır büyük bir emek harcayarak, iz sürüp, araştırıp pazarlıklar ederek toplamayı başardığı inanılmaz derecede nadir 45liklerden kamuya açtığı ilk seçki (yani bir parmak bal, devamı umarım yolda).

Grup Ses: Memleketten Funk 01

Etrafta’da daha önce buna benzer ne vardı?

-Baris K’s Eurasiamix / An Introduction to Turkish Cosmicspace
-Baris K’s Eurasiamix Part II / Advances in Turk Kozmik Space

Doğu-Batı her bakımdan farklı

Onur AYNAGÖZ : 25 / 04 / 2008

anatomical_scroll.jpg
anatomical_scroll_1.jpg
anatomical_scroll_2.jpg

Severek takip ettiğim bloglardan bir tanesi Pink Tentacle‘da bugün gördüğüm anatomik çizimler 1819′da Yasukazu Minagaki (1784 – 1825) tarafından yapılmış. Modern tıbbın gelişimi süresince ortaya çıkmış tüm anatomik resimlerde vücut işler durumdadır. Oysa burada gördüğümüz örneklerde kan ve diğer sıvıları, hatta yüzdeki ölü ifadeyi görebiliyoruz.

Pink Tentacle’in da altını çizdiği bu nokta ilgilimi çekti, Paylaşıyorum.
Kaynak: Ektaplasmosis, Morbid Anatomy, Kaibo Zonshinzu,

  • Sayfa 1 - 2
  • 1
  • 2
  • >