Fotoğraf sanatçısı Richard Billingham‘ın işleriyle, ilk defa bu yaz Stockholm’de Halil Baba’nın evindeki bir rakı gecesinde yüzgöz olmuştuk. Kendi alkolik anne babasının en mahrem anlarını fotoğraflayarak, ne maddi ne manevi yürümeyen bir aile yaşamını, daha önce hiç şahit olmadığım bir cüretle, adeta müstehcen bir biçimde kamusal alana taşıyordu. 70 doğumlu Billingham şimdi üniversite hocalığı yapıyormuş. Türkiye’de olsaydı Erdal Kınacı misali taşlanabilirdi.
Bireysel gerçekçilik
Hiyerarşilerden hiyerarşi beğen

Az önce düğümküme sularında rastladım, onlar da Mahir Yavuz’un Twitter’ından apartmışlar. Can Evrenol beğenir mi bilmem ama benim oldukça ilgimi çekti. Türkiye organizasyon şemasına rüşvet ve rant ilişkilerini de gösterir bazı revizyonlar yapmak gerektiğini düşünüyorum.
Bu yazıyı okuyun
Memo Tembelçizer ve Sezyum porno sitelerin kapatılmasını protesto eden bir oluşum oluşturdular. Bugün gezerken Memo’nun aşağıdaki müthiş yazısına denk geldim. Eğer politikaya atılmayı düşünürse oyum Memo Tembelçizer’edir. Bugünden herkese duyuruyorum.
porno sektörü, çocuk pornosu ve pornoda kadının yeri
Porno dünya çapında büyük ve ticari bir sektör. Bu sebeple porno sektörünün insanların cinsel ihtiyaçlarını sömürmekte olduğunu söyleyebilir miyiz? Evet, söyeyebiliriz; tabi eğer her ticari sektörün insanların ihtiyaçlarını sömürdüğünü söylüyor isek. Porno sektörünün bir sömürü düzeni olduğunu söyleyen kişi komünist olsa gerektir; yiyecek sektörünün insanın beslenme ihtiyacını sömürdüğünü, otomobil sektörünün ulaşım ihtiyacını sömürdüğünü de söylüyordur. Yok eğer bunları dile getirmeksizin, bunlardan rahatsız olmaksızın sadece porno sektörünün cinselliği sömürdüğünü söylüyorsa aslen sömürüden değil cinsellikten rahatsız oluyor, sömürüyü bahane ediyor demektir. Evet, porno sektörünün cinsel duyguları ve porno çalışanlarının iş gücünü sömürdüğünü söyleyebiliriz, ama suçu pornoya atarak değil, suçun kapitalist ilişkilerde olduğunu kabul ederek söyleyebiliriz.Çocuk pornosu suç mudur? Elbette ki suçtur. Kendi adına karar veremeyecek ve karşı koyamayacak yaştaki kişileri ticari çıkar uğruna porno filmlerde oynatmak suçtur. Ancak ‘Porno’ başlığı altında değil, ‘Çocuk istismarı’ başlığı altında suçtur. Çocukların aile içinde şiddet görmelerini önemsemeyen, aile içi cinsel tacize uğramalarını örtbas eden, çalışacak çağa gelmeden zorla ve kötü koşullarda çalıştırılmalarını ise el altından destekleyen hakim anlayışın kalkıp çocuk pornosuna karşı durmaya yüzü olmasa gerektir.
Porno filmlerde kadın aşağılanmakta mıdır? Evet, porno filmler kadını erkek egemen anlayış doğrultusunda erkeğin hizmetinde göstermektedirler. Ama romantik komedi filmleri de böyle göstermektedirler. Macera filmleri, dramlar, korku ve komedi filmleri de böyle göstermektedirler. Çünkü sadece porno dünyası değil bütün toplum erkek egemendir. Buradan yola çıkarak nasıl ki ‘Sinema kötüdür’ diyemezsek ‘Porno kötüdür’ de diyemeyiz. Burada kötü olan şey toplumun hakim anlayışıdır ve buna karşı mücadele etmenin yolu pornoyu yasaklamak yahut küçümsemek değil, macera olsun, korku olsun ve yahut porno olsun, kadının sosyal durumunu etik olarak ifade edebilecek şekilde sinema eserleri üretmektir. Şunu da unutmamak gerekir ki cinselliğini özgürce yaşayan kadınları ve porno oyuncuları gibi cinselliği meslek edinmiş kadınları “orospu” diye sınıflandırıp aşağılayan, erkek egemen anlayışın kendisidir. Hem kadının özgürleşmesinden yana olup hem de açıkça cinsel ilişkide bulunan bir kadını aşağılıyor olmak çelişkili bir durumdur ve görünüşte kadından yana olup aslında derinden benimsenmiş bulunulan erkek egemen anlayışının değerlerinin hiç de sorgulanmadığını gösterir.
Günün mana ve önemi
28 sene önce bugün, kardeşi kardeşe düşüren eller, kardeş kardeşe düşüyor bahanesiyle yönetime el koydu. O gün 57 yıllık cumhuriyet birikiminin zar zor bir noktaya getirdiği müzik sustu, sanat durdu, beyinler kaçtı, kaçamayanlar düşündüklerine pişman oldu. Wolkanca aşağıdaki bilançoyu derlemiş, aynen kullanıyorum:
650 bin kişi gözaltına alındı. 1 milyon 683 bin kişi fişlendi. Açılan 210 bin davada 230 bin kişi yargılandı. 7 bin kişi için idam cezası istendi. 517 kişiye idam cezası verildi. Haklarında idam cezası verilenlerden 50’si asıldı (18 sol görüşlü, 8 sağ görüşlü, 23 adli suçlu, 1′i Asala militanı). İdamları istenen 259 kişinin dosyası Meclis’e gönderildi. 71 bin kişi TCK’nin 141, 142 ve 163. maddelerinden yargılandı. 98 bin 404 kişi* ”örgüt üyesi olmak” *suçundan yargılandı. 388 bin kişiye pasaport verilmedi. 30 bin kişi *’’sakıncalı”* olduğu için işten atıldı. 14 bin kişi yurttaşlıktan çıkarıldı. 30 bin kişi* ‘’siyasi mülteci” *olarak yurtdışına gitti. 300 kişi kuşkulu bir şekilde öldü. 171 kişinin *”işkenceden öldüğü” *belgelendi. 937 film *’’sakıncalı”* bulunduğu için yasaklandı. 23 bin 677 derneğin faaliyeti durduruldu. 3 bin 854 öğretmen, üniversitede görevli 120 öğretim üyesi ve 47 hâkimin işine son verildi. 400 gazeteci için toplam 4 bin yıl hapis cezası istendi. Gazetecilere 3 bin 315 yıl 6 ay hapis cezası verildi. 31 gazeteci cezaevine girdi. 300 gazeteci saldırıya uğradı. 3 gazeteci silahla öldürüldü. Gazeteler 300 gün yayın yapamadı. 13 büyük gazete için 303 dava açıldı. 39 ton gazete ve dergi imha edildi. Cezaevlerinde toplam 299 kişi yaşamını yitirdi. 144 kişi kuşkulu bir şekilde öldü. 14 kişi açlık grevinde öldü. 16 kişi *”kaçarken” *vuruldu. 95 kişi* ”çatışmada” *öldü. 73 kişiye *”doğal ölüm raporu”* verildi. 43 kişinin *”intihar ettiği” *bildirildi.
Sadece kötülük olsun, mimleriniz kirlensin diye:
Gir Kanima
Az önce ya sev ya save as sularında gördüm, üşenmemişler bir de kendileri yüklemişler. Allah akıl fikir ihsan eylesin. O figürler, o tutukluk, o bıyık… Post 12 Eylül, post Özal, post serbest piyasa, post Star 1 Magicbox. Kuşak olarak neden “olamadığımızın” mühürlü belgesi gibi. Hangi pop kültür referansları bunlar, kimiz, nerdeyiz, nereye geldik?










