Ne zamandır koyucam unutuyorum. Miles Davis’in 59′da polis şiddetine maruz kaldıktan sonra çekilen bu inanılmaz fotosu.
“New York — Miles Davis, 32, of 881 10th Avenue, a trumpeter now appearing in Birdland, 52nd Street and Broadway, was arrested after fighting with patrolman Gerald Kilduff, who had ordered him to move from crowded sidewalk. In the scuffle, Davis was hit on the head with a blackjack for which a St. Clare’s ambulance had to be called. (1959)”
Hayrola? Üzerine didişilecek yeni bir kayalık bulundu da bombaladık mı Yunanistan’ı? Nihayet birileri organize olup “kahveden adam toplayıp iki saatte aldı” mı orayı? Terörist saldırı mı olmuş, orman yangını mı; ne oluyor?
Haberiniz yoktur diye tahmin ediyorum, bugün olayların üçüncü günü ancak Türk basınında ufaktan yer bulabildi çünkü. ben de dün Yahoo haberlerinde gördüm. Üç günden bu yana Atina ve Thessaloniki başta olmak üzere çeşitli Yunan şehirlerinde isyan var. Atina bugün yatışmış görünüyor ancak Thessaloniki’de göstericiler halen polisle molotof kokteylleri kullanarak çarpışıyorlar. İktidardaki sağcı hükümete yönelik protesto ve gösteriler yakın zamanda sık rastlanıyor olsa da, bu şiddette bir ayaklanmanın onyıllardır görülmediği ifade ediliyor.
Ne oldu gerçekten? Yunan polisi 16 yaşında bir genci vurup öldürdü. Sebep bu. Garip geliyor değil mi?
Bakalım neler olmuş:
“ATİNA – Kendilerini “anarşist” ve “iktidar karşıtı” olarak tanımlayan grupların, Atina, Selanik, Yanya, Patra ile Girit adası başta olmak üzere birçok kentte yaptığı, yer yer polisle çatıştıkları protesto gösterilerinde, çok sayıda banka şubesi, işyeri, polis karakolu, kamu binası ve aracı ateşe vermelerinin ardından adeta savaş alanına dönen kentlerde bu sabah saatlerinde yaşam normale dönmeye başladı. Ancak Atina ile Selanik kent merkezlerindeki grupların bugün de gösteri yürüyüşleri yapmayı kararlaştırdığı açıklandı.”
NTV’den alıntıdır:
http://ntvmsnbc.com/news/468525.asp
“The shooting angered Greek youths, already resentful about a widening gap between rich and por. Violence at student rallies and fire bomb attacks by anarchists are common, especially in Athens’ Exarchia district where the boy was shot…. Ignoring government appeals for calm, leftist demonstrators and anarchists staged running battles with police after the teenager’s killing late on Saturday, which shocked the nation.
Two police officers have been charged over the shooting — one with murder and the other as an accomplice. A police statement said one officer fired three shots after their car was attacked by 30 youths in Exarchia.
A police official said the officer had described firing warning shots, but witnesses told TV he took aim at the boy, identified as 15-year-old Alexandros Grigoropoulos.
Violence spread across the country, as far as the northern city of Thessaloniki and the tourist islands of Crete and Corfu, leaving at least 34 injured. Police detained 20 in Athens.
On Sunday, protesters chanting “Cops, Pigs, Murderers” rained petrol bombs down on rows of Athens riot police, while helicopters hovered overhead and tear gas choked the city.
Scores of shops and more than a dozen banks were torched in the capital’s busiest commercial districts ahead of the busy Christmas period. The mayor of Athens postponed the launch of holiday festivities.”
Yahoo’dan alıntıdır:
Yapılanları onaylıyor muyum? Can kaybı olmadıkça karşı çıkmıyorum diyeyim. Bir şiddet eyleminin meşruyeti her zaman tartışmalıdır. Bu da enine boyuna tartışılır mutlaka.
Velakin, şunu düşünmeden edemiyorum. Halkın güvenliği ve eminiyetini gözetmeleri idealiyle oluşturulmuş kurumlar arasında “otoritemizi fazla zorlarsak bunlar olur” ile “ne kadar zorlarsak zorlayalım hiçbirşeycikler olmaz” diye düşünen arasında nasıl farklılıklar vardır? Bunlar günlük hayatımıza ve dahi geleceğimize nasıl etkiler yapmaktadırlar?
Düşünüyor insan ister istemez. Zaman zaman ne kadar istemese de, insan düşünmeye programlı çünkü. Elini ateşe soktuğunda geri çekmeyi nasıl refleks olarak gerçekleştiriyorsa, düşünme de böyle bir kendini koruma refleksi. Yanlış yönlendirilebiliyor, uyuşturulabiliniyor ama kör edilemiyor, göz ardı da edilemiyor.
Düşünelim o yüzden. Nasıl yaşadığımızı ve nasıl yaşayabileceğimizi düşünelim. Kafamızdaki kuram ve tanımların hepsini şöyle en baştan tek tek düşünelim. Bir ara da, sıra gelirse, Avrupa Birliği’ne uyum sürecinde yapılan bütün olumlu düzenlemeleri tersine çeviren “vazife ve selahiyet” kanununu düşünelim.
Bir de, sadece bu sene, Türkiye’de polis kurşunlarıyla kaç kişinin öldüğünü düşünelim.
“Amsterdam Deneysel Tasarım Haftası” (?) dahilinde Stefan Sagmeister’in 250.000 adet demir parayı müridleri olduğunu tahmin ettiğim bir gurup gence yapıştırtarak oluşturduğu deneysel tasarım polis tarafından 20 saat sonra kaldırıldı. Olayın gelişimi ise çok komik. Yerleştirmenin yapıldığı bölgedeki apartman sakinlerinden biri yoldan geçenler tarafından küçük küçük parçaların kopartılıp cebe atıldığını görünce polisi aramış ve bir sanat eseri hırsızlığı bildirmek isiyorum demiş. Olay yerine gelen polis sanat eserini korumak için kaldırmış. Haaaaa hahahahahahah… Sanat dostu bile olsa polis yine polis.
Gelelim söz konusu işe… Bunun neresi deneysel anlamadık bir kere. Bir adam 20 senedir ot la bokla dandik cümleler yazarak nasıl güncel kalıyor onu hiç anlamadık. Bozuk paralarla aynı şekilde yapılmış dış mecra reklamları bile gördük. E hadi biraz yenilik. Sıkıldık artık.