Kansız İhtilal

Elit Milli : 21 / 06 / 2009

Kansız İhtilal: Şanlı Türk Ordusunun Zaferi Hazırlayan: Vecdi Bürün, Ekicigil Matbaası, 1960.

Dün gece Berlin’li Türk sanatçı Köken Ergun‘un bloguna ulaştım bir şekilde. Başlık imajı tabi anında aşık etti beni kendine. Türk sanatçılarda hep geriden geldiğim için belki de daha önceden Boran veya Onur’un bahsettiği birisi olabilir ama ben yeni bulmanın heyecanını yaşıyorum. İşin güzel yanı bütün işlerine birer blog açmış ve konuların etrafında dönen araştırma materyalleri, makale ve röportajları da paylaşıyor bir nevi “açık yapıt” yani. Tank sevdasına özellikle bayıldım. Bu yukarıdaki de oradan ve dahası da var. Bir de sevda kelimesini kullanınca Sevan Nişanyan’ın sevdanın etimolojisini incelemesi geldi aklıma.

Devletin dondurması

Onur AYNAGÖZ : 10 / 08 / 2007

dondurma.jpg

Geçen gün markette bir derin dondurucunun en alt rafında, bir köşede Atatürk Orman Çiftliği dondurması buldum. Ankara’nın geçmiş sosyal yaşantısında Atatürk Orman Çifliği Dondurmasının yeri başkadır. Bilenler bilir. Hemen bir kutu aldım. Mutfak tezgahının başında dibine kadar ağzıma soktuğum bir kaşıkla pakete bakarken dikkatimi bir şey çekti. Bu dondurma tadını sütten gelen doğal lezzetten almıyordu. Beyaz ötesi değildi. Aşkım için üretilmemişti ve üstelik kızgın kumlar ya da serin sularla da uzak yakın bir alakası yoktu. Paketin üzerinde sadece “DONDURMA” yazıyordu. Yediğim şey beni özgürleştirmiyordu, düşük kalorili değildi, çocuğuma güvenle yedirme sorumluluğum yoktu. Elimde deterjanların sadece deterjan olduğu, diş taşlarının dişlerimizi henüz dökmediği, yağların doğala özdeş olmadığı zamanlardan kalma bir kutu taşıdığımı hissettim. Böylesine tüketimin ayrı bir tadı, ayrı bir hafifliği olduğunu söylemeliyim. Devlet’in dondurmasıydı bu elimde tuttuğum. Markette buzdolabının başında acaba hangisini seçsem diye kıvranmam gerekmiyordu. “Al sana dondurma” diyordu devlet. İster ye, ister yeme. Sadece dondurma.