Koray’dan gelen postayla NTV-MSNBC’nin sitesinde yer alan ürkütücü haberi okudum. Evrim teorisyeni, Oxford Üniversitesi’nde zooloji profesörü olan Prof. Richard Dawkins’in sitesine “ERİŞİM MAHKEME KARARIYLA ENGELLENDİ”
Aslında okuduğum günlük haberlerin kaynağını kontrol etmek gibi bir alışkanlığım yok. Nedense bir bakayım dedim. Gerçek. O anda inanmak istemedim muhtemelen. Böyle Zerrin Özer duygusallığında bir yazı yazıyorum ama aslında bu olay epeyce ürküttü beni. Birilerinin çıkıp çoktan bu duruma dur demiş olmasını isterdim. Ne yazık ki kimsenin elinden bir şey gelmiyor. Haberin devamından öğrendim: Zamanında Richard Dawkin’sin “Tanrı’nın yanılgısı adlı kitabını basan yayınevinin sahibi “halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” suçunu işlediği iddiasıyla yargılanmış ve beraat etmiş.
Sansür’ün “Mahkeme kararıyla engellenmiştir” ekranını nerede görsem irkiliyorum. Midem bulanıyor. Utanmazca ekranımın ortasında kırmızı kalın Arial ile çıkan bu yazı bu sefer altında hiç bir açıklama olmaksızın çıkıyor karşımıza. Bakkalın “pirinç”, “detarjan” yazıp camına yapıştırdığı gibi birileri benim camıma “sansür” yapıştırıyor. Hangi mahkeme, hangi karar belli değil. Öyle bir karar olup olmadığından bile şüphe duyuyorum aslında. Ortadaki gerçek, okuma, öğrenme ve haber alma hakkımız engelleniyor.
Konuyla ilgili haberleri okurken Atatürk’ün gençliğe hitabesi çıktı karşıma.
“…memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri, şahsî menfaatlerini, müstevlîlerin siyasi emelleriyle tevhid edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.” diye bir bölümü var. Düşünüyorum da belki bu ülke sandığımızdan daha uzun süredir yaşıyor bu illeti.
500 sene önce matbaa yasaktı. Şimdi internet yasak. 30 yıl önce kitaplar yakılıyordu. Şimdi yakılmıyorsa yakacak kitap kalmadığındandır. Hep durumlar iyiye gidecek diye bekledik ama, 15 sene önce kitapları bıraktılar Sivas’ta aydınları yaktılar. Darbelerden fikrini idealini kurtarmis bir avuç adam kalmıştı onları da Madımak’ta temizlediler. Sahnedekiler bol bol değişti ama bu topraklarda iktidar her zaman aynı şeyi istedi. Kontrol. Aklı olan bir toplumu kontrol etmek güç bir meseleydi. Kısaca aklı ortadan kaldırmak gerekti.
Milletimiz ancak YouTube kapanınca huzursuzlanmaya başladı. Halk günlük kötü türk mizahı, laga luga ve boktan klip dozundan kesilince ilk kez “N’oldu ya?” diye sordu. Geçen hafta okuduğumuz ve bu yazının sebebi olan haberde ateist olduğu için bir bilim adamının sitesi kesildi. Daha neler olaacak kim bilir?
Bir şeyden eminim kimsenin umurunda değil. Birileri yasak koyarken okuduğum haberlerde konuyla ilgili tepkiler ekşi sözlük ve bir köşe yazısı çerçevesinde sunuluyor. Yani sokaklarda pankart açan, evlerde neler olup bittiğini anlamaya çalışan kimse yok. Oturduğumuz yerden yarıya kadar inmiş gözlerle izliyoruz her şeyi. Ne yapmak gerekir o da belli değil.
Ramazan Ayında, Kaybettiğiniz Yakınlarınıza Anılarına Yakışır Mezarlar Yaptırmak İster misiniz?
Bayi Ağına Sahip, Türkiye’nin Tek Profesyonel Mezar Firması : HUZUR MEZAR
Türkiye’nin Her Yerine Montaj, Kredi Kartına Taksit Seçenekleri
Başka Hiçbir Yerde Bulunmayan Mezar Modelleri…
Ankara İçin Mermer ve Traverten mezarlar 400 YTL’den, Granit Mezarlar 900 YTL’den başlayan fiyatlarla…
Posta kutuma düşen bu reklam metninin altında çeşitli mezarlara ait küçük fotoğraflar vardı. Özellikle başlığı beni benden aldı. Tüketim kültürünün bolluk geleneğine uygun olarak çoğul özneler ve yüklemler kullanmış metnin yazarı: “Yakınlarınıza mezarlar yaptırmak ister misiniz?” Aranızda anasına babasına, kardeşine, halasına, karısına, komşusuna külliyen mezar yaptırmak isteyen varsa, işte fırsat. Tam kapınızda.
Hiç vakit kaybetmeden bu postadaki bağcığı takip ederek Huzur Mezar‘ın sitesine girdim. Ana sayfa, ürünlerimiz ve iletişim şeklindeki menü çubuğuna, altta yer alan “Foto galeri” butonuna iştahla bastım. Tasarımlar sanıyorum şu masaların üzerine konulan kağıt mendil kutularından esinlenilmiş. Üzerlerine sayısız desen işlenmiş. Müşteri memnuniyetinden, bayilik sistemine, üstün teknik özelliklerden, uygun ödeme koşullarına kadar pazarlama jargonuna dair ne varsa hepsini bu sitede gördüm.
Buradan kültür, sanat ve sermaye ilişkileri üzerine eleştiriler yaparken aslında ölümün bile kapitalizmin bağrına bastığı bir alan olduğunu görünce irkildim.
Meredith Dittmar‘ın çamurdan yarattıkları asap bozucu güzellikte. Ben görünce “Keşke çocukken bu çamur işine daha çok eğilseydim” diye düşündüm. Aslıgül gönderdi.
Gökdelenler yatay genişleyen kentsel formlara göre ekosisteme daha az zarar verseler de, böylesi bir yapı ikinci defa düşündürüyor. İnsanlık olarak çok temelde aynı hatayı tekrar ettiğimizi hissediyorum. Pek yakında tamamlanacak olan 636 metrelik bu yapıyı David Hobcote’un fotoğraflarından görmekteyiz.
İran sınırlarında gerçekleştirilen bir tatbikatta ateşlenen dort füzeden bir tanesi kalkmayınca, ateşleme anına ait fotoğraflar küçük bir düzeltme yapılarak basına dağıtıldı. Photoshop marifetiyle göz dağı vermek isteyen İran Silahlı Kuvvetleri en sonunda dünyanın maskarası oldu. azetelerde çıkan haberleri takip eden kısa sürede internetin ani refleksleriyle ünlü aylak fakat yaratıcı komünitesi konuyla ilgili bir çok görüntü üretti.
Bir heves aldığım bisikletimle Sıraselviler Cadesi’nin tatlı yokuşunda kesilirken, birilerinin 3.500 km’den daha fazla yol yaparak Fransa’yı baştan sona katetmesi hiç aklıma yatmıyor. Tour de France geçtiğimiz pazar sona erdi. Yukarıda gordüğünüz fotoğraflar buradan.
Tour de France hakkında bilgiye ise buradan ve buradan ulaşabilirsiniz.
Geçtiğimiz hafta bu sandalye için benzer bir başlıkla yazılmış bin haber okumuştum. Sandalye mi yoksa başlık mı hoşuma gitmişti ve ben bunu nerede okumuştum hatırlayamasam bile bunu da salı gecesi baskısına ekliyorum.
Etrafta’da kelepir emlak duyurusu yapmak gibi bir adetimiz yok. Ancak işin içinde öfkeyle, fütursuzca kullanılan bir kutu sprey boya varsa iş başka. Susam Sokakta uzunca bir süredir önünde “KİRALIK” brandası asılı olan bu daire gerçekten 3.500$. Telefon edip sormak gafletinde bulunmuştum. Mahallenin güzel insanları üstüne fiyat etiketi eklemeyi ihmal etmemiş. Tebrik ediyorum. Fotoğrafı Çağlar Kanzık çekmiş.