Turntablism ile elele

Grup Ses : 20 / 04 / 2010

untitled

İzmirli Turntablist nofrost, Mustafa Özkent’in efsanevi albümü Gençlik ile Elele’yi el yordamıyla 2o dakikaya sığdırmış.

Dinle

Albümü edinmek için: Finders Keepers

Grup Ses Sunar: Ses Partisi 02!!!!

Grup Ses : 6 / 04 / 2010

1

Bir ay boyunca parça gönderen destek olan herkese teşekkürler. İkinci bölümü geçen gün bitirdim. Üçüncü bölüm için malzeme toparlamaya başladım. grupsesli@yahoo.com’a demoları gönderebilirsiniz.

Dinle

  1. Post Dial – Intro
  2. Hello Soviet – Killing
  3. Karakan – Kabus Intro
  4. D2gg – Hayal Kursak
  5. Rain On 1979 – Mathnawi
  6. Hacı Bi Saniye – Uzun Uzuvlu İnsanlar
  7. Lavina Yelb – Bursa Düğün Salonu
  8. Zen – Dadidi
  9. LBF – Untitled
  10. Kha – 1
  11. Hazavuzu – Disko Fiasko 03
  12. Grangulez – Karen
  13. Reverie Falls On All – A Never Wounded Eye
  14. Proudpilot – Hardcore
  15. Hayvanlar Alemi – Karpuzkafa 777
  16. Post Dial – The Purple Rose Of Cairo
  17. Okay Temiz – Kulta Baba
  18. Vahsikan Kan – Rose Erotika
  19. Reverie Falls On All – Perpetual (Live)
  20. Slowcore Sunset – Elijah The Dolphin
  21. Biblo – Kalp
  22. Kupka – Sala Kul Me Helis
  23. Dublör – Patrón
  24. Cevedit – Orsoid Bounzi Intro
  25. Dak – Kesik456
  26. Koko Uno – Son

Öncekini dinle

Sux Jatta

tunctunctunc : 6 / 04 / 2010

Sux Jatta-tunctunctunc

O bir JATTA. Jatta Afrika’da büyük bir kabile. Nedir kabile?  Büyük bir aile… Sux The Gambia’da bir ‘Bumster’.  Bumsterin Türkçesi: Turist avcısı. Gambia’da üretim 0′ın altında, işsizlik fena. Bütün gençler turist peşinde, senden bir şey almak, sana bir şey vermek derdinde. Yürüyorum kumsalda, Bumsterlardan nefret ederekten, Kotu Point’e doğru geldim, bir de baktım Sux Jatta çıktı karşıma. Hey dedi, ben Franky, arkadaş olalım mı? Kardeşim dedim, bas git dedim. Kaçıncı Bumstersın sen biliyor musun dedim. Sux gayet sakin, ben diğerlerine benzemem… sen de sanki diğerlerine benzemiyosun dedi ve beni benden aldı, damardan girdi yani. Şöyle bi yürüdüm, düşündüm, dedim bu Sux iyi çocuğa benziyo. Döndüm gerisin geriye Kotu Point’e, buldum Sux’u, dedim siz ne işsiniz kardeşim?  Nedir bu huzursuzluk… Anladık siz fakirsiniz, biz zenginiz de…  Bırakın peşimi turist turist dolanayım diye saydırdım.  Dinledi beni sakin sakin. Sonra aldı sazı eline. Gambia fakir, memleketi hükümeti cahil, üretim yok, tüketim hat safhada. Cadılara, cinlere inanıyorlar.  Memlekette altın, maltın yok. Gambia’nın altını bildiğin şişman İsveçli, çirkin Alman turist. Gençlik çalışmak istiyo, hepsi yetenekli, özellikleri olan çocuklar. E dünya’nın her yeri böyle bir şekilde. Dünya’nın her yerinde cahil insan da var, insan gibi insan da var. Dedim Franky anladım da kardeşim senin ne biçim bi ismin var. İngiliz misin? Nesin? Dedi o benim takma ismim. Daha bi samimi görünsün diye. Eski İngiliz sömürgesi oluduğundan Gambia hala Avrupai isimlere rastlamak mümkün dedi, asıl adım Sux diye ekledi. Sux Jatta :) Baktım gözünün içine, gördüm ne kadar delikanlı olduğunu. E tabi dünyayı gezen insanız, insan sarrafı olmamak imkansız bu yolda. Bundan sonra yola Sux kardeşimiz ile devam ediyoruz. Zaten Sux olmasaydı bok yazardık burdan bunları. Salın kalıcakla…

peace+love

Passing China

Elit Milli : 31 / 03 / 2010

Passing China flyer

Geçen lecool’da gördüm, Sanatorium adlı oluşumun ilk sergisi, 9 Çin’li fotoğraf sanatçısının işleri. Resimdeki fotoğraf serisini daha önce görmüştüm nette, ama tabi tüm Çinlileri birbirine karıştırdığım için hangisine ait olduğunu kesinlikle bilmiyorum. Bu iğrenç günde etrafta’ya post atma gücünü veren Rabbim bana bu sergiye gidip görecek gücü de verirse bakıp öğreneceğim. Merak edenler için 24 Nisan’a kadar.

Alexa Meade

Elit Milli : 17 / 03 / 2010

Yıllarca tatil köylerinde çıplak kadın görmek için bir bahane olarak kullanılan bodypainting olayında dudak uçuklatan bir gelişme yaşanmış. Deri üzerine akrilik ile çalışan Alexa Meade‘in boyadığı bu adamı metroda görsem anında salavat getirmeye başlarım.

Alexa Meade @ Flickr

Küçük bayrak, büyük bayrak

Çağlar Kanzık : 12 / 03 / 2010

MUREFTE

Fotoğrafı geçen yaz Tekirdağ’ın Mürefte kasabasında çekmiştim. Bir Atatürk anıtı, yanında bir bayrak ve yanında dev bir bayrak daha! Taksim meydanındaki dev bayrak direğinin montajını da seyretmiştim; boğaza bakan tepelere yerleştirilen bayrak direklerine bakıp acaba biraz fazla mı oldu diye düşünmüştüm… Bir nedenden dolayı memleketimizin her bir köşesine eskilerine oranla en az 10 kat daha büyütülmüş, genelde 3 parçadan oluşan ve hem boyutlarından hem de kullanılan kumaşın kalitesinden dolayı şiddetli rüzgarlarda parçalanan veya indirilmesi gereken dev bayraklarımız asılıyor. Eski direklerin yanına yeni, büyük, dev olanları asılıyor.

Peki milletimizin simgesi olan bayrağımız, daha büyük olunca neyi ifade ediyor? Eski bildiğimiz normal bayraklar ve direkleri neden yetmiyor? Bizlere birşeyler mi söylenmek isteniyor diye merak ediyorum. Konuyu biraz kurcaladım. Bu işten birileri köşeyi mi dönüyor yoksa hükmeden partinin “biz daha büyüğüz; diğerlerinden daha güçlüyüz, siz de bizim milletimizsiniz; onların değil” türü politikasının bir parçası mı veya hiç alakasız bir sidik yarışı mı var ortada? diye internet diyarlarında turladım. Bazı haberlerden aynen aktarıyorum:

Makaralar dolanıyor…

“Kemer’in kuşbakışı noktalarından birisi olan Çalış tepesine Kemer Belediyesi tarafından 2 yıl önce yerleştirilen ve 2 gün önce yırtılan dev bayrak Kemer Belediyesi ekipleri tarafından yenilendi. Yıpranmış bayrak 36 mt. lik direkte takılı kalmış durumda ve makara da birbirine dolanmış durumda olduğundan iki günlük bir çalışma sonrası yerinden indirilirken bugün yeni bayrak göndere çekildi.”

Bayrak ve direği beraber çalınıyor…

“Balıkesir’in Sındırgı İlçesi’nde ‘Bayrak Tepe’ olarak bilinen bölgede, bir süre önce çalınan Türk bayrağı ve direğinin yerine yenisi konuldu.”

Sidik yarışında İ. Melih kasıyor…

“Başkent’in “Şehir Terası” olarak nitelendirilen 50. Yıl Parkı’na, Türkiye’nin en yüksek bayrak direği dikildi. Ankara Büyükşehir Belediyesi’nce özel vinç ve ekiplerle dikilen 110 metre yüksekliğindeki direkte 300 metrekarelik Türk Bayrağı dalgalanıyor.”

Direk altına kaçak anıt yapılıyor, sonra kaldırılıyor…

“Belediye, bir işadamına Taksim’e bayrak direği dikme işini vermiş; o işadamı direğin altına bir de ANIT eklemişti… Taksim Meydanı’nda 29 Ekim’de açılan ve kaçak olduğu iddia edilen 35 metrelik bayrak direğinin altındaki Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi ve maskının bulunduğu kaide İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından kaldırıldı. ”

Yurt dışına da ihraç ediyoruz…

“Türkiye`de hazırlanan Kırgızistan`ın en büyük bayrağı törenle göndere çekildi. Türkiye`nin BRY A.Ş tarafından hazırlatılan direk galvaniz ile kaplanırken, bayraklar ise özel kumaş ile diktirildi. Bayrak yeni direk içinde bulunan asansörlü halat ile elektrikli olarak yukarıya ve aşağıya taşınabilecek. Bayrak, direk ucunda 360 derece yön alabilecek ve her türlü hava şartlarına dayanıklı olup sert rüzgarlı günlerde bile direğe sarılmayacak.”

Yine ne desem bilemiyorum. Böyle film seyreder gibi yurdumu seyrediyorum. Tasarımını çok sevdiğim bayrağımızın düştüğü durumlar da iyi midir? kötü müdür? pek emin değilim. Ama şunu derim ki memleket olarak rasyonaliteden sapma konusunda galiba dünyada bir numarayız.

Açık Şehir

Grup Ses : 12 / 03 / 2010

Bas Princen k

Bas Princen. Istanbul Edge City, 2009

SMAQ_Charterof Dubai k

SMAQ. Charter of Dubai, 2009

Decolonizing_Laboratoryof Return k

Decolonizing Architecture. Laboratory of Return: Oush Grab, 2009

Yukarıdaki görsel malzeme bu akşam tütün deposunda başlayıp 9 Mayıs’a kadar sürecek Açık Şehir sergisinden. Açık Şehir, Rotterdam Mimarlık Bienali’nden alınan ve burada zenginleştirilen bir içeriğe sahip. Konu, kentsel koşulların sürdürülebilirliği için mimarların ve şehircilerin nasıl gerçekçi bir katkıda bulunabileceği sorusu üzerine yoğunlaşmakta.

Abby Robinson fotoğrafları

Çağlar Kanzık : 9 / 03 / 2010

Photo Booth

Emre Güven ve Minas’ın arşivlerinden sonra Mini Müzikhol’deki ilk sergimizi bu hafta açıyoruz. New York’dan gelen misafirimiz Abby Robinson’un 30 yılı aşkın süredir çektiği otoportrelerini kısa bir süreliğine sergileyeceğiz. Saygıdeğer hocamızdan iki kelime birşeyler öğrenmek isteyen herkesi bekleriz.
Açılış 11 Mart Perşembe, Saat: 22:00.

Grup Ses Sunar: Ses Partisi 01

Grup Ses : 9 / 03 / 2010

sespartisi kapak

Yeni bir seri daha, bu sefer içeriğimiz 90′lardan bugüne alternatif müzik dünyamız. Yavaş yavaş eldeki ve netteki demoları eritmeye başlıyorum, parça göndermek için grupsesli@yahoo.com’a malzemelerinizi gönderebilirsiniz.

Dinle

  1. Klaustro: Krak
  2. Koray K: Geri Geri
  3. Hayvanlar Alemi: Orman Bize Selam Verdi
  4. Grangulez: Triole
  5. Kahverengi Karton Ayı: Untitled
  6. I Create Soundscapes: Day And Night Comes Togerther At Dawn
  7. Dak: Eko Kaç
  8. Hayvanlar Alemi: Kazan
  9. Half: Ink In
  10. Kaptan Knob: Circlewave Theme
  11. Dublör: Istanbul
  12. Replikas: Zerre Intro
  13. Kaptan Knob: Circlewave Theme
  14. Ekin Fil: Water Of Me
  15. Kaptan Knob: Circlewave Theme
  16. Nekropsi: Why Dodrums
  17. Grangulez: Yu Kent
  18. Hazavuzu: Live In Antwerp
  19. Kid Indigo: Kapı
  20. Koko Uno: Pun
  21. Vst Spor: Ekolum (Dub Mix)
  22. Kaptan Knob: Goodbye Song

Grup Rocks & Ses Rolls 01

Grup Ses : 8 / 03 / 2010

grup-rolls

Grup Rocks & Ses Rolls:01

Grup Ses’ten yeni bir seri, playlist mixcloud’da.

Bored-er

Elit Milli : 6 / 03 / 2010

Sevgili Burak Arıkan‘ın 2005′de yapmış olduğu Bored-er adlı çalışmasını geçen gün sıklıkla tavaf ettiğimiz übersite But does it Float‘da Arthur C. Clarke’ın “bayrakların vakumda dalgalanmamasında umut verici bir sembolizm var” sözüyle eşlenerek sergilendiğini görünce ne yalan söyleyeyim gögsüm kabardı.

Alt metin de estetik kadar güzel: Kameranın ekrana yaklaşması ile oluşan “flu” durum, globalleşme ve “network”leşme sonrası politik ortamdaki sınırların flulaşmasına bir gönderme olmuş.

Komünistlere güven olmaz

Boran GÜNEY : 5 / 03 / 2010

21943_256152064562_524759562_3319552_5360307_n

Bu kapağı bugün Metehan Özcan’ın facebook sayfasında gördüm.  Biraz araştırınca 1964 yılında, Türkiye Ticaret Odası tarafından basılmış bir anti-komünist propaganda kitapçığı olduğu ortaya çıktı.  Yazarı ise Fred Schwarz.  Genelde bu tip kitapları, bir takım derneklerin (STK’ların) işe aldığı hayalet yazarlar, takma isimlerle yazdığından, böyle bir adamın var olup olmadığını merak ettim.  Küçük bir Google araştırması Fred Schwarz’ın gelmiş geçmiş en ateşli anti-komünistlerden olduğunu gösterdi.  Komünizme Karşı Hıristiyan Haçlı Seferi isimli organizasyonun Avustralyalı kurucusu, geçen seneki ölümüne kadar Amerikan rüyasının yılmaz bekçisi olarak savaşmış.

Böyle bir kitapla karşılaşınca, geçmiş zaman dertlerinin yabancılığına, çoğu zaman naifliğine karşı yüzümde beliren müstehzi ifade ve ona eşlik eden dalgacı ruh durumunu aşabilirsem, ve biraz ciddiyete dönebilirsem aklıma envai çeşit soru geliyor.  Soğuk savaşın bu ehlikeli silahını o zamanlar kimler okudu, kimler kime okuttu.  Nerelerde dağıtıldı?

Peki STK’ların, -politik spektrumun hangi kanadından olursa olsun- bastığı yayınlar gerçekten tarafsız ve dengeliymiş gibi kabul edilebilir mi?  40 yıl önce en tehlikeli görünen, beyin yıkayan, endoktrine eden metinler, bir gün kitsch manzumeleri olmaya mahkum mu yoksa?

Özlem Ölçer, Hal Bu Ki

Boran GÜNEY : 5 / 03 / 2010

e-ozlemolcer

Bu haftanın karışık durumları içerisinde, bir diğer yakın arkadaşımızın açtığı sergiyi duyurmayı unuttuk.  Ana Pop ikonamızın yaratıcısı Özlem Ölçer, Flamm’da 31 Mart’a kadar sürecek “Hal Bu Ki” isimli bir sergi açtı.

anapop1

Özlem’in bazı işlerini çok beğeniyorum, çok beğenmediklerimi de sempatik buluyorum. Bir parça seksist bir yorum olabilir ama, bu işlerin özellikle kızların çok hoşuna gideceğini düşünüyorum.

Okuyucu yorumları 040310

Çağlar Kanzık : 4 / 03 / 2010

ampul

Aşağıdaki yorumlar Habertürk web sayfasından alıntıdır.

“04.03.2010 11:56 – Erkek çocuğun sırrı çözüldü: PH miktarı 7′den yüksek olan çiflerin çocukları erkek oluyor”

Misafir04.03.2010 11:58 alkali demek bazik su demek. sodalı sular bazik sulara örnektir.

Misafir04.03.2010 12:05 tebrikler, dünya dengesini bozdunuz…

Misafir04.03.2010 12:29 allah ne verirse hayırlısını versin.. doğumda erkek olan bir çocuk.. sonradan top olursa ne olacak.. al sana problem.. kafanızı böyle şeylere yormayın.. allahtan ruh ve beden sağlığı yerinde hayırlı bir çocuk isteyin.. ve onun ayarını bozmadan iyi bir şekilde eğitimli olarak yetiştirin..

Misafir04.03.2010 12:53 alkali suyu nerden alacagiz nasil oluyor,,, piyasada varmi,, sanirim su satislari artsin diye yapilmis bir arastirma

Misafir04.03.2010 16:19 sağlıklı olsun, gerisi boş.

Misafir04.03.2010 16:32 ph nasıl ölçülüyoki.

Misafir04.03.2010 16:37 marketlerde satılan suların etiketlerinde besin değerleri var.ordan ph derecesine bakacaksın.evde ki suda 7.73 yazıyodu bizim.

Misafir04.03.2010 16:42 kız çocuk babasıyım… bütün yazı “erkek çocuk isteme” üzerine kurgulanmış. cinsiyet ayrımını protesto ediyorum!

Misafir04.03.2010 17:03 önemli olan çocuğun erkek yada kız olması değil sadece sağlıklı olmasıdır. bu ve benzeri sağlığı hiçe sayan olağan dışı yöntemlerle çocuk belirlemeye insanları yönlendiren araştırmaları kınıyorum. yıllarca tedavi olup çocuk hasretini dindiremeyen insanlar var bu dünyada.

Misafir04.03.2010 17:03 şayet bu yazılan dogruysa neden o zaman mikro enjeksiyon veya tüp bebekler genelde ikiz ve kız doguyorlar bu çok saçma bir haber

Misafir04.03.2010 17:57 benim ne işime yarayacak bu.5 aydır işsizim

Nursel

Boran GÜNEY : 3 / 03 / 2010

n586822934_538228_1111

Az önce gencecik bir ahbabımızın ölüm haberini aldım.  Nursel Kaymaz onu tanıyan herkes hemfikir olacaktır ki, çok özel, çok farklı bir insandı.  Söylenecek fazla şey yok. Hepimizin başı sağolsun.

n586822934_543833_4625