Posts filed under '+ASLI KURİŞ'




Özlem Ölçer‘in birbirinden ilginç kitaplarla dolu kütüphanesinden çıkan bir kitap sayesinde Platon’un 5 ve Arşimet’in de 13 tane olan bu çokboyutlu cisimlerini görebildim. Bu şahane geometrik formlardan haberi olmayan ben “Bunları bilmeden tasarımcı olunur mu yahu?” diyerek kendimi ayıpladım, sizle de paylaşmak istedim.
Kitabın adı “Platon’un ve Arşimet’in Çokyüzlü Cisimleri“, yazarı ve aynı zamanda çizeri geometri uzmanı Daud Sutton.
November 17th, 2008

Her ne kadar ölümünden sonra ortaya çıkan Kemalizm/Atatürkçülük adlı katı modernist ideolojiyi anakronik bulsam, toplumdaki Atatürk histerisi ve “personality cult” durumundan rahatsız olsam da kişisel olarak kendisine pek çok şey borçlu olduğumuz insan Mustafa Kemal’e huzur içinde yat demek geldi içimden. Atatürkçülerin söylemeyi çok sevdiği gibi “bugün hayatta olsaydı”, onların umduğunun tam aksine dünyanın 70 yılda ne kadar değiştiğini görür ve heyecanlanır, o zamanki fikirlerinin kifayetsiz bürokratlar ve politikacılar tarafından dogmalaştırıldığını gördüğünde onlara kızar ve kurduğu ülkenin özgürlükler, insan hakları, bilim, eğitim, spor, kültürde 85 70 yılda bir arpa boyu yol katedemediğini farkettiğinde de çok üzülürdü diye düşünüyorum. Teşekkürler, huzur içinde yat.
November 10th, 2008

Aktivist sanatçı Packard Jennings (respect!) ile ilgili Türkçe bilgi bulamadığım için kendi yazmış olduğu metni aynen aktarıyorum:
“My art is born from a sense of blanket disenfranchisement; be it my feeling of powerlessness in the face of mega-corporations, my disgust with the stewardship of our country, or my broad ideological separation from American fundamentalism. I make work that delves into the realm of activism, not only to connect with individuals in provocative and meaningful ways, but also to recast my role in the system. I often put my work out into the world for chance interactions with people; this involves ad hoc installations and subversive infiltration of public and semi-public spaces, where the pieces are left to their own fate. I employ humor as a device for lowering a viewer’s guard to the reception of difficult content.”
Diğer işlerine de buradan bakabilirsiniz.
October 31st, 2008

NASA mayıs ayı civarında Mars’a mini DVD ve Amerikan bayrağı bıraktı ve bu konu üzerinde pek durulmadı. Uzaylılara rezil olmak için mi DVD bırakmayı tercih ettiler, bu bir şaka mı, yoksa NASA Marslıların en gelişmiş teknolojisinin dvd player olduğu bilgisine mi sahip?
October 30th, 2008



Ağustos ayında Paul McCarthy’nin devasa boyutlardaki “Complex Shit” heykelimsisinin yerinden uçması haberinden sonra bugün de Wim Delvoye‘nin insan kakasına çok benzer bir kaka üreten Cloaca adlı makinasını görünce “kaka ve sanat” diye bir konunun aslında sadece Pierre Manzoni‘nin “Artist’s Shit“i ile kısıtlı olmadığını öğrenmiş oldum. Acaba bu kaka konusu da kaka olacak mı sonunda?
September 15th, 2008

Leningrad yakınlarında gaz saldırısı provası. 1937 yılında Victor Bulla tarafından çekilmiş.
September 9th, 2008



Olimpiyatlara olan ilgim eskiden daha fazlaydı, nedense bu sene neredeyse hiçbir müsabakayı izlemedim ama 2 hafta önce Soner Yalçın’ın harika bir yazısını okurken sağ sayfadaki bu haber aklıma kazındı. Bende aşırı kızgınlık yaratan her durumda “Keşke uzakdoğu savunma/dövüş sporlarından birini biliyor olsaydım.” diye sığ düşünen biri olduğum için tekvandocu Kübalı Angel Matos bana bu dünyada yalnız olmadığımı hissettirdi. Diskalifiye edilince hakeme çot diye vuran tekvandocu, uluslararası müsabakalardan ömür boyu menedildi. (Kızdırmayın adamı!)
September 8th, 2008

Adbusters’ın son kapak konusu “Hipster: The Dead End of Western Civilization”. Yazı günümüz “hipster”ının tanımını ve kritiğini yapıyor. (Günümüz hipster’ı diyorum, çünkü hipster çok daha farklı bir altkültürü tanımlamak için 1940larda kullanılmaya başlanmış.) Üretmeden tüketen gençlik olarak tanımlanan, poşu, kemik çerçeveli gözlükler, skinny jeanler vs. giyen bu gençleri batı kültürünün sonu olarak görmek bana fazla acımasızca geldi.
Nedense her dönemde gençlerin boş şeylerle uğraştığına dair bir inanç var. Giyim kuşamlarıyla ilgili de mutlaka bir eleştiri… Sanırım “gençlik” hep genç olmayanlar için kompleks kaynağı oluyor.
August 4th, 2008



Bu Amerikalılar da alem doğrusu. Kötü işler görmek için müzeye gitmeye gerek mi var. Köşebaşındaki çerçevecide de bunlardan bol bol görebilir insan. MOBA’yı yine de merak edenler için buyrun link
Bir de geçen gün televizyonda rastladığım Arizona Dream filminden replikler:
“Paul Leger: I’m an artist.
Axel Blackmar: You’re a bullshit artist.
Paul Leger: Bullshit artist, artist, whatever. Art is art.”
August 4th, 2008
Çevrecilik adına yapılan geri dönüşüm, tüketime karşı savaş, organik tarım ve organik hayvancılık gibi yüksek maliyetli veya uygulaması zor projelerin yerini daha ılımlı ve çok yönlü projeler almaya başladı.
2006 yapımı “waste=food” filmi, bu konuyla ilgili, ürettiğimiz/tükettiğimiz herşeyin sonunda çöp değil doğa için besin olacak şekilde tasarlanabileceğini anlatıyor. Heyecan verici.
July 10th, 2008


Yaklaşık 1 metre eni ve 7 kg ağırlığıyla Rafflesiaceae dünyanın en büyük çiçeği, romantizmde son nokta. (Uzakdoğuda yetişiyor, yakınımda yetişmiyor olmasından da ayrıca mutluyum.)
June 12th, 2008


Manyetik alanların kaotik ve sürekli değişen geometrisi üzerine bir video. Buradan izleyebilirsiniz.
Okul kitaplarında da konular bu tür görsellerle anlatılsaydı bilim adamlarının sayısı artmaz mıydı?
June 4th, 2008