Uzun zamandır bu sayfalarda yerini bulan dostumuz Barış K’nın Eurasia serisi artık Atlantik hudutlarını aştı ve New York’un hem en popüler, hem en havalı DJ / Producer’larından, DFA Records‘cu Tim Sweeney’in haftalık radyo programı ‘Beats in Space’in başköşesine oturdu. Tim’in “Bu senenin en iyi programı oldu” dediği Avrasya’nın son halkasını buradan paylaşıyoruz.
Amerika’da WNYU‘da yayınlanan bu radyo programının parça sıralaması şöyle:
Mahzuni Şerif - Yuh Yuh
Özdemir Erdoğan - Bir Adım Öte
Edip Akbayram & Dostlar - Mehmet Emmi (Barış K Edit)
Derdiyoklar - Yaz Gazeteci (Barış K Edit)
Gülden Karaböcek - Şu Sazıma Bir Düzen Ver
Kamuran Akkor - İkimiz Bir Fidanız (Barış K Edit)
Arif Sağ - Osman Pehlivan (Barış K Editt)
Timur Selçuk - Panayır Günü (Barış K Edit)
Şenay - Dalkavuk (Barış K Edit)
Modern Folk Üçlüsü & Ayşegül Aldinç - Dönme Dolap (Barış K Edit)
Şenay - Honki Ponki (Barış K Edit)
Neco - Hayaller ve Rüyalar (Barış K Edit)
Osman İşmen - T.R.T. (Barış K Edit)
Zerrin Özer - Umut (Barış K Edit)
Nazan Şoray - Teselliye Sen Gerek (Barış K Edit)
Zerrin - Son Defa (Barış K Edit)
Osman İşmen - Süt İçtim (Barış K Edit)
Ajda Pekkan - Bir Dost Bulamadım (Barış K instrumental edit)
Ajda Pekkan - Petrol (Barış K Edit)
Cem Karaca - Nem Alacak Felek Benim (Barış K Edit)
Selda - Meydan Sizindir (Barış K Edit)
Edip Akbayram - Ayrılık (Barış K Edit)
Derdiyoklar - Dom Dom Kurşunu (Barış K Edit)
Ersen - Derman Bulunmaz (Barış K Edit)
Barış Karademir feat. Candaş Baş - 200 (Demo Miks)
Edip Akbayram - Yaralarım (Barış K Edit)
Koray dostumuz (Grup Ses, Edit Akbayram, Küratör’ün %50’si, vs, vs, vs) en son derlemesiyle karşımızda. Bu sefer diğerlerinden çok daha deneysel bir çalışma, deneysellik hem parçaların kendilerine ait bir özellik , hem de miksaj tekniği ile de ilgili. Aynı anda bir kaç parça birden üstüste çalabiliyor, dolayısı ile tam bir liste ve sıralama vermemiz zor, ama yine de deneyelim:
Bülent Arel, İlhan Mimaroğlu, Merih 2000, Gökçen Kaynatan, Murat Ses, Metin Alatlı, Okay Temiz, Erkin Koray, Barış Manço, Fikret Kızılok, 21. Peron.
Koray K.- Memleketten Denemeler
Buradan da indirebilirsiniz. İndirme linklerimizi şimdilik iptal ettik
Özer Yalçınkaya okyanus gibi arşivinden bir “karışık kayıt” hazırlamış. Parçaların çoğu Türkçe HipHopun henüz bordo şahinlerden dışarı fışkırmadığı zamanlara ait ama arada yeniler de var. Kötü yapımlardan, en abstrakt örneklere kadar 40 dakikalık bu toplama için kendisine teşekkür ediyoruz.
Engin’den pazar akşamı Etrafta için bir fotoğraf serisi yapmasını rica etmiştim, hemen pazar günü inanılmaz hızlı biçimde yukarıdaki “Gerçek” isimli derlemeyi gönderdi. Engin’in “Gerçek”i, kavramsal laf ebeliği bir yana, insana güçlü bir “gerçeğe şahit oluyormuş” (şehadet?) hissi veriyor. (şahitlik hissi demişken Banu Cennetoğlu’nun “False Witness” isimli fotoğraf albümünü de binanaleyh şiddetle tavsiye ederim)
Engin’in kendi sitesine buradan gidebiliyorsunuz. Orada da “Gentrification” (Mutenalaş(tır?)ma) isimli seriyi çok etkileyici buldum.
Erdem Ergaz’la yanılmıyorsam ilk defa üstteki işi vasıtasıyla Hafriyat’taki sergide denk gelmiştik. Diyagram estetiğini hem son derece nötr, hem de sinsi bir biçimde mükemmelleştiren, kara mizah dozu yüksek, kafa açıcı kavramsal altyapılara ipucu veren, el çizimi ilüstrasyonlar ilk başta izleyiciye bilgisayar ortamında, işlemsel teknikler kullanılarak yapılmış -ki bunun aslında çok önemli olduğunu düşünmüyorum- hissi veriyor.
Uzun zamandır ilk defa bir sanatçının işine sahip olma fetişini bana üstteki “Tüm aile için egzersizler” serisi hissettirdi, ama ne yaptıysam satması için ikna edemedim.
Etrafta olarak, Türk pop kültürünün darbeler, muhtıralar ve krizlerle fasılalı tarihini, biz hafızasız Özal kuşağına tanıtmak gibi bir vazifeyi sırtladık gidiyoruz. Bunu bizden önce yapan, ya da bizim bu mevzulara uyanmamıza önayak olan çok güzel abilerimizi de unutmadan (sevgili Deniz Pınar, sevgili Naim Dilmener, pek değerli Serhat Köksal ve diğerleri) elimizden arşivimizden geldiğince kıyıda köşede kalmış, bir anda parlayıp sönmüş, darbe sonrasında gözden düşmüş, dış mihrak olarak etiketlenip memleket sınırlarından dışarı sürülmüş, ya da zaten misak-ı milli içinde kendine hiç bir zaman doğru dürüst yer bulamamış müzik, tasarım, edebiyat ve sanat işlerini buradan paylaşmaya çalışıyoruz.
Az sonra dinleyeceğiniz “mixtape” de bu gayretin şahikalarından biri. Etrafta kankicanlarından Edit Akbayram (aka Grup Ses ve Küratör’ün %50’si) ile yaklaşık 3-4 aydır üzerine konuştuğumuz ve heveslendiğimiz bir derleme. Edit’in yıllardır büyük bir emek harcayarak, iz sürüp, araştırıp pazarlıklar ederek toplamayı başardığı inanılmaz derecede nadir 45liklerden kamuya açtığı ilk seçki (yani bir parmak bal, devamı umarım yolda). GüncellemeBu derlemenin tam listesi aşağıda:
Tayfun & Stardust International (Stardust International/İsveç) - Rock me to the music
Figen Han – Pisi pisi
Ümit Aksu Orkestrası - Bermuda Şeytan Üçgeni
Mustafa Özkent - Pipeline
Altan Erbulak - Keklik
Kim bunlar - Popcorn
Burhan Tonguç - Dubibiba
Arda Kardeş & Dün Bugün Yarın - Pis Sinek
Gökçen Kaynatan - Evren
Erol Pekcan - Baretta
Buradan da indirebilirsiniz. İndirme linklerimizi şimdilik iptal ettik
Bomba Fonda bulmuş, ben de buraya koymakta beis görmedim. “Emekli Sandığı Inferno” tarzı da bir yorum yapılmış. Kültürel kodlarımızın en az Japonlar kadar kayık olduğunun bir nişanesi gibi parlıyor ssk’nın disko ateşi.
Bu yazıyı Dezeen‘de okuduğum başlığıyla veriyorum. Meydan, 2007 yazında Ümraniye’de açılmış bir alışveriş merkezi. Projesi ünlü mimari stüdyo Foreign Office Architects tarafından hazırlanmış. Cristobal Palma‘nın çektiği fotoğraflarda ülkemiz gündeminin sabit maddesi türbanı, çağdaş mimariyi ve Avrasya post-modern yaşam biçimini tek kare içerisinde görme şansına sahip oluyoruz.
Bu tespiti yaparken amacım türbanla ilgili bir pozisyon almaktan çok, yabancı bir sitede gördüğüm fotoğraflar, yabancı dilde okuduğum bir yazı aracılığıyla daha tarafsız bir bakış açısını araştırmak. Proje mimari olarak her ne kadar “çığır açmayan” kategorisinde yer alsa da, topoğrafyanın içersinde kendi düzlemlerini yaratarak, peysajın altına saklanarak, bu güne kadar daha çok Borusan’ın BMW, Land Rover ve Mini sattığı galerilerinde görmeyi umacağımız türden bir yaklaşımı, bir gurup “biz”in pek de uğramadığı Ümraniye’de, mevcut durum içerisinde bir gurup “biz”e çağ dışı olarak öğretilmiş olan Türkiye’nin yeni muhafazakar kesimin ihtiyaçlarını karşılıyor.
İlk bakışta tezat gibi dursa da aslında gördüğümüz şey tüketim toplumu ve türban gibi geçtiğmiz yüzyıla ait iki kavramın gayet olağan buluşması. Bu da aklıma Türban ve ilgili konuların laiklik ekseninde marjinalize edilip bir tür kontrol unsuru olarak kullanılıyor olma ihtimalini getiriyor. Çünkü biliyorum ki, tüketim alışkanlıklarını edinmiş, ve bunları tatmin edebilen toplumlar pek de devrim yapma potansiyeli taşımıyorlar. Gördüğüm kadarıyla hepimiz alışveriş merkezinin birleştirici çatısı altında bir araya geliyoruz. Çoğu zaman göremediğimiz ortak bir ülkümüz olduğu kesin.
Etrafta dostu John Goo yeni podcastiyle tekrar aramızda. Bu sefer daha önceki setlerine oranla daha sert bir rock soundunu benimsemiş. İçinde uzun zamandır eksikliğini hissetiğimiz Primus’dan AC/DC’ye uzanan bir tayf barındıran bu yayını aşağıdaki linkten direkman indiriniz.
John Goo - Rok a Mall(bu link şu anda maalesef çalışmıyor en kısa zamanda çözmeye uğraşıyoruz)
Bu çalışmada yer bulan bazı sanatçılar:
Blood on the Wall
The Raveonettes
Two Lone Swordsmen
Magik Markers
The Duke Spirit
Colour Revolt
Cobra Collective
Gildon Works
Electrelane
Primus
Blood Red Shoes
AC/DC
Vicarious Bliss
We Are Wolves
The Big Sleep
These New Puritans
Holy Fuck
Çağdaş bağımsız Türk müzik çevresi diyebileceğimiz bir avuç insan ve grup (Replikas, Nekropsi, 2/5BZ vs) arasında belki de en ilginç karakterlerden biri Klaustro -ki eski Replikas klavyecisi (Q klavye) de olan bu şahıs aynı zamanda mahallemizin Serge Gainsburg’udur-, 2002-2004 arası çalışmalarını “K” adı altında 6 parçalık kısa bir albümde toplamış. Parçalar minimal, klostrofobik ve çok iyi produce edilmiş. Monolake, Mokira, veya SND benzeri soundlardan hoşlananlar için nefis bir yeni keşif olabilir.
Zor müzik sevmenin faydasını gördüren bir albüm. Klaustro’ya şuradan ve buradan ulaşan ulaşıyor. Süper albüm tasarımı da ayrıca Klasör’e ait, Klasör de Klaustro işte anlayan zaten ses benzeşmesinden anlamıştır.
“…bir muz cumhuriyetinin belirleyici özellikleri gelir dağılımında adaletsizlik, zayıf altyapı, yetersiz eğitim ve sağlık harcamaları, yabancı sermayeye bağımlı ekonomi, değer kaybeden para birimi ve sık gerçekleşen askeri darbeler olarak sıralanabilir…” (wikipedia)
Berat Çokal’ın Facebook sayfasında gördüm, izin almaksızın kullanıyorum.