Posts filed under '+ÇAĞLAR KANZIK'

youtube‘a girince karşınıza artık yenilenmiş bir “bu-site-yasaktır” yazısı çıkıyor. Hem renkler değişmiş hem de dikkat ederseniz zaten yasaklı olan site 30.10.2008 tarihinde bir sefer daha yasaklanmış/engellenmiş. Hadi ikinci sefer alınan mahkeme kararı tamam, tam Türk-işi-abukluk olmuş da bu sayfanın tasarımına kim karar veriyor. “Kırmızı-beyaz olmasın!” denmiş. “E peki nasıl olsun müdürüm?” demiş şak-şak. müdürü de “şöle-eflatun-mavi-mor-türktelekom-melihgökçek-tonlarından yapalım” demiş. Sonuç yeni ve daha alımlı/albenili, sempatik, kırmızı-beyaz olmayan, daha sıcak bir yasak-sayfası olmuş. 2010′a da daha uygun hani daha moderniz kafaları sanki.
Patates Gibisin‘de gördüm. Bu yasak sayfasına bir takım dokunuşlar yapmış; ilginç yanar-döner-ucuz bannerlar koymuş; hoşuma gitti. Hatta “en-güzel-yasak-sayfası-yarışması” mı düzenlesek diyoruz. Veya ilkokullararası yasaklı-sayfa-temalı-resim-yarışması da olabilir tabi.
November 25th, 2008

Eskinin yeraltı ismi, yeninin popüler markası “obey”, Bant dergisi ve Artempus birlikte Bant’ın 50. sayısı için bir proje yapmışlar. Günümüz sokak sanatının en bilinen/meşhur isimlerinden biri kabul edilen Shephard Fairey gördüğünüz Atatürk posterini tasarlamış. Genellikle işlerinde slogan veya mesaj kullanan sanatçı bu posterde hiçbir yazılı ifade kullanmamış; sadece birçok işinde kullandığı ve imzası niteliğinde olan “obey” (itaat et) yazıyor.
November 24th, 2008

“Ben, Vincent Gallo, Buffalo 66 ve The Brown Bunny gibi filmlerin yıldızı olarak kendimi tüm kadınlara açmaya karar verdim” demiş Vincent Gallo. Ancak bu iş bedeva değil.
Gecelik ve haftasonluk eskortluk tarifesi şöyle:
-Bir gecelik: $50,000
-Haftasonu (iki gecelik): $100,00
-Bir gecelik lezbiyen çiftle (2 kadınla): $100,000
-Haftasonu (iki gecelik) lezbiyen çiftle (2 kadınla): $200,000
Eskortluğun yanında, Gallo’dan çocuk yapmak isteyen kadınlar $1,000,000 karşılığında Gallo’nun spermlerini satın alabiliyorlar. Doğal dölleme isteyenlerin ise ekstradan $500,000 vermeleri gerekiyormuş. Bu servis diğerlerine göre haliyle çok daha komplike; başvurunuz inceleniyor, bir ton formalite… ve Gallo’nun sizi reddetme hakkı var. Eğer herşey yolunda gitse bile bebeniz Gallo soyadını kullanamıyor. Başka bir soyadı bulmanız lazım (Gallore mesela). Ve ne yazık ki kredi kartı kabul etmiyor Gallo abimiz.
November 24th, 2008



Hiç gitmediğim/bilmediğim ancak hep bir-görmek-lazım dediğim Bayramoğlu beldemizin fotoğraflarını ararken karşıma bu bir-takım-modern-evler çıktı. 60′lar Jet(?) sosyetesinin acaba kimlere çizdirdiği/uygulattığı bu evlerden kim bilir kaç tanesi böyle modern-ama-yalnız duruyordur? meraklısıyım
Fotoğrafları metehanozcan çekmiş; Flickr’da bizlerle paylaşmış.
Tüm set burada dır.
November 21st, 2008

“Tiryaki! Sen sigarayı değil, sigara seni içiyor!”
Gençliğinde günde 2 paket sigara içen Adolf Hitler’in, sigarayı ‘para tuzağı’ olarak düşünüp bırakması ve buna bağlı olarak kendi hoşnutsuzluğu ve Nazi’lerin yönetime gelmesi sürecinde dünya üzerindeki en etkili sigara karşıtı kampanya Nazi Almanyası’nda yapılmış. Sigara ve akciğer kanseri arasındaki bağlantı da ilk defa Nazi’lerin yaptığı araştırmalarda elde edilmiş. Tüm bunların yanında bir de sigaranın genetik bir zehir olduğunu ve kendi genetik yapılarının yahudilerin tekelinde olan sigara endüstrisi yüzünden bozulacağını düşünmüşler.
Kaynak: wikipedia (Bağcığını etrafta dostu Can Evrenol göndermişti. Kendisine bu duyarlılığından ötürü teşekkür ederiz)
November 19th, 2008
“Yine mi reklam?” diyeceksiniz ama bir süredir çeşitli panolarda gördüğüm bu reklam kampanyasının etik olarak ne kadar doğru olduğunu merak ediyorum. Sektör dışından birisi olarak bu kadar reklamcı içinde kim ne düşünür? görüşlerinizi almak isterim. Ayrıca benim de bazı sorularım var:
Acaba bu tip her türlü reklamda dünya liderlerine keyfe göre kafadan atma sözler söyletilebilir mi? bu etik midir? yasal mıdır? Tayyip’i de bu reklamda kullanmak yemedi mi?
bir de tabi: “Türkçe Windows” bir buluş mudur?
Görseller: Bigumigu adlı siteden.
Not: Sadece Putin örneğinde söz balonu olarak değil düşünce balonu olarak verilmiş. Sanki daha doğru gibi geldi.
November 14th, 2008






Geçenlerde sevgili Bora Akıncıtürk’ün Londra’da bir evin tuvaletinde bir resmini gördüğünü söylediği Kolombiyalı ressam Fernando Botero’nun işlerini sizler için mercek altına aldım.
November 12th, 2008

Her Bond filminde gördüğümüz ve filmde adeta James Bond’dan sonra en önemli karakter olan Bond kızları… Ursula Andress’den Halle Berry’e uzanan bir grup Bond yavrusu… Yukarıda gördüğünüz ilginç kişi ise bir James Bond filminde rol alan ilk ve tek transeksüel bond kızıdır.
XXXY kromozom yapısına sahip olan Barry Kenneth Cossey bir dizi operasyon geçirmiş ve 1974 senesinde adını ve cinsiyetini Caroline “Tula” Cossey olarak değiştirmiş. Bu tarihten sonra transeksüel kimliğini bir süre gizleyerek Vogue, Harper’s Bazaar gibi moda dergilerinde modellik yapmış, çeşitli TV programlarında çalışmış hatta Playboy dergisine bile soyunmuş ve 1981 senesinde “For Your Eyes Only” adlı Bond filminde oynamış. Filmden bir süre sonra sex değişimi geçmişi ortaya çıkınca da büyük olay olmuş. Aynı dönemde memleketimizde benzer bir operasyonla cinsiyetini değiştiren Bülent Ersoy da Tula Cossey gibi bu konudaki en önemli örneklerden sayılıyor.
Kaynak: wikipedia.com
November 10th, 2008






Bir-grup-sinema-severin neredeyse tamamen kendi imkanlarıyla organize ettikleri ve bu yıl 14üncüsü düzenlenen L’Etrange Festival Strasbourg Film Festivalinde bu yıl iki Türk filmi gösterildi. Birincisi daha önce Etrafta okuyucularıyla paylaştığım Can Evrenol‘un “Sandık” adlı kısa filmi, diğeri ise yönetmenliğini Yılmaz Atadeniz’in 1967 senesinde çektiği “Kilink Uçan Adama Karşı” adlı dünya çapında ünlü Fantastik/Z-sınıfı yapım.
Can Evrenol’un festival izlenimleri buradan okunabilir.
November 7th, 2008

President David Palmer

President Wayne Palmer
Ülkemizde de büyük heyecanla izlenen 24 adlı TV dizisinde 2001 senesinden bu yana toplam 6 sezon (7yıl) boyunca Amerikan başkanı rolünü dönüşümlü olarak zenci/siyahi/afro-amerikalı oyuncular oynadı. ABD’de tüm TV programları içinde en çok seyredilen dizi oldu. Bir ton Emmy ödülü topladı vs. Halen Amerikan halkının gönlünde/gözünde büyük bir yere/konuma sahip olan bu dizinin de Obama‘nin seçilmesine az da olsa bir etkisinin olduğunu düşünüyorum. En azından seçmenin gözü benzer görünümde ve kalitede liderlere alışıktı.
Fotolar google’dan.
November 6th, 2008









Michael Wolf‘un “Transparent City” adlı fotoğraf serisinden ve sanatçının aynı seriden seçtiği bazı detaylar.
November 4th, 2008



Günlük hayatımın en hoşuma giden ve beni bu coğrafyaya bağlayan unsurladan biri de yurdum insanının üstün/sınır tanımaz/yenilikçi/yaratıcı fikirleri/eylemleri/sürprizleri. Çocukluk yaşlarından başlayan ve tüm hayatımız boyunca devam eden atlayıp zıplamalar, sekmeler, hatalar, ve belki de en önemlisi hayatın bazı anlarında rasyonaliteden ve totaliter yapıdan/düzenden uzaklaşmamıza olanak sağlayan bu coğrafyayı ve onun yarı-tembel/olur-abi/hallederiz-abi/@ğmirim-hoşgeldin türü insanlarını bazen çok seviyorum, bazen de hiç sevmiyorum.
Fotolar benden.
October 28th, 2008

Dün, en popüler İnternet günlüğü (blog) servisi blogger.com Türk Mahkemeleri tarafından engellendi/sansürlendi. Bu konu üzerine yazılacak pekçok şey var ama klasik ah-vah türü zırvalıklara girmeden ne yazılabilir? ne yapılabilir?
Acaba artık ‘Aktivist’ olma zamanı mıdır? Yoksa “aman ucu bana da dokunur” diyerek sessiz kalmaya devam mı? Sivil Toplum Örgütleri’nden hangisinin bu konuda ne gibi bir stratejisi vardır?
Karşımızdakilerin ‘kontrol’ silahına karşı bizler elimizde bulunan ve insanlık tarihindeki en güçlü iletişim ağı altyapısını nasıl bir silah olarak kullanabiliriz?
Binlerce kullanıcının masum günlük heyecanlarına/motivasyonlarına kasteden bu uygulamalar/dayatmalar acaba bardağı taşıracak mı? merak ediyorum.
October 25th, 2008





Sırtlan terbiyecileri Nijerya’nın Lagos ve Abuja kentlerinin banliyölerinde yaşayan bir grup başı-boş genç. Yaşamlarını, eğittikleri sırtlanlar ile halkı eğlendirerek (bizdeki ayı oynatma eğlencesi benzeri) ve aynı zamanda koca-karı-ilaçları satarak kazanıyorlar.
Fotoğrafçı Pieter Hugo birkaç sene boyunca sırtlan terbiyecilerini takip etmiş, onlarla beraber yolculuklar yapmış; bütün bunları çok sade bir şekilde derlemiş, belgelemiş ve bir kitap halinde bizlerle paylaşmış. Hugo’nun web sitesi buradan ziyaret edilebilir.
October 24th, 2008

Outlet’in sanatçılarına bakarken hatırladım. Geçen sene Galeri Nev’de görmüştüm. O seriden bir tanesi.
İsmi: Panorama 4
Boyutları: 65cm x 433cm
October 23rd, 2008
Previous Posts