Belki biraz “dünün haberi” olacak ama “çeken bilir” derler…
Diğerler kliplere Bryan Garcia‘nın youtube sayfasından bakabilirisiniz. Wiki
Belki biraz “dünün haberi” olacak ama “çeken bilir” derler…
Diğerler kliplere Bryan Garcia‘nın youtube sayfasından bakabilirisiniz. Wiki


Ne zamandır koyucam unutuyorum. Miles Davis’in 59′da polis şiddetine maruz kaldıktan sonra çekilen bu inanılmaz fotosu.
“New York — Miles Davis, 32, of 881 10th Avenue, a trumpeter now appearing in Birdland, 52nd Street and Broadway, was arrested after fighting with patrolman Gerald Kilduff, who had ordered him to move from crowded sidewalk. In the scuffle, Davis was hit on the head with a blackjack for which a St. Clare’s ambulance had to be called. (1959)”



Waxy’den Andy Baio, İnternet’teki ünlü memlerin ön planlarını silip arka planlarını bırakmış. Bunu görünce direk aklıma pornolarda pornocuların çıkarılıp arkaplanların bırakıldığı John Haddock’un muhteşem Porn Sans People geldi, o da zaten başına yazmış ona benzediğini. Bu kavram eskimez diyorum, kavramsalcılar neonla yazı yazmayı bıraksın biraz arkaplan işine girsin. Ben tanıdıklarımı koydum 20 tane daha var.
(via today and tomorrow)
Geçen gün Çağlar’ın koyduğu ve “eskiii eskiii” diye bağırdığımız Blu videosunun bir benzerini BBC6 yapmış. Büyük de tepki çekmiş adamın tarzını çaldılar diye. Peki bu tarz mı teknik mi? Bu tarz hiçbirşey bir daha yapılamayacak mı?. Yoksa sadece teknik değil çizimler de mi çok benzediği için “çalıntı”. Bence de pek hoş kaçmamış aslında.

Bir başka tartışma da, “Intellectual Property Asshole Competition“. OBEY’den tanıdığımız Shepard Fairey’e Associated Press, ünlü Obama posterini bir AP fotosundan alarak yaptığı için dava açmıştı. Fairey’de kendi posterlerini “remix”leyen Baxten Orr’a dava açmış. Evan Roth bunun üzerine Obama posterinin yapıldığı fotoğrafı resmetmiş ve yarışmayı başlatmış. İlk dava açan yarışmayı kazanıyor ve “asshole”luğu belgeleniyor ama daha dava açan yok. Kim kazanır, kim haklı, ne oluyor, Shepard Fairey sell out sürecini tamamladı mı?
Politikaya biraz ara verip daha tüysiklet şeylere, mesela Bang-Yao Liu‘nun postitlerden yaptığı stop motion projesine bakalım mı?

Yine geç kaldık, 2008 yılında yapılmış ama ben geçenlerde Tümel’in friendfeedinden gördüm, devinimi. Kerim Bora Atölyesi’nin ötekileştirme, yakın siyasal tarih, Türkiye’de genç olmak, Aleviler, Sünniler, eğitim, cinsiyet, sosyal adaletsizlik, şehitler gibi ana başlıklarda Türkiye’de 20 ilden 1000 kişi ile video röportajlar yapması sonucu ortaya çıkmış nefis bir etnografik araştırma. Site flash olduğu için fragmanı embed edemedim ama üşenmeyin girin bakın. Uzun uzadıya projeyi ortaya çıkaran şartlar ve hedefler anlatılmış, sonuna da kapı gibi hiçbir ticari amaç taşımamakta ve hiçbir reklam bulundurmamakta olduğunu yazmışlar. 1 Ağustos 2009′da Devinim güncel yayınına başlayarak, her ay seçilen bir Türkiye konusunu mümkün olduğunca her düşünce kesiminden insanına soracak ve programlarıyla bu konuyu yine www.devinim.tv adresinde tartışmaya açacak.
Bianet‘ten basın bültenini, Yeni Şafak‘tan röportajı okuyabilirsiniz.



Kansız İhtilal: Şanlı Türk Ordusunun Zaferi Hazırlayan: Vecdi Bürün, Ekicigil Matbaası, 1960.
Dün gece Berlin’li Türk sanatçı Köken Ergun‘un bloguna ulaştım bir şekilde. Başlık imajı tabi anında aşık etti beni kendine. Türk sanatçılarda hep geriden geldiğim için belki de daha önceden Boran veya Onur’un bahsettiği birisi olabilir ama ben yeni bulmanın heyecanını yaşıyorum. İşin güzel yanı bütün işlerine birer blog açmış ve konuların etrafında dönen araştırma materyalleri, makale ve röportajları da paylaşıyor bir nevi “açık yapıt” yani. Tank sevdasına özellikle bayıldım. Bu yukarıdaki de oradan ve dahası da var. Bir de sevda kelimesini kullanınca Sevan Nişanyan’ın sevdanın etimolojisini incelemesi geldi aklıma.
Geçen haftadan beri sürekli bu fotoğraf aklıma geliyor. Hans Söderström‘ın flickr’ından.
Kolmanskuppe Namibya’da bir kasaba. 1900′lerde Almanlar tarafından elmas madeni ve kasaba inşa edilmiş fakat elmas değerlerinin düşüşü dolayısıyla 1956 yılında terkedilmiş. Bu hayalet kasabayı görmek isteyenler için turistik geziler düzenleyen Namdeb adlı şirket Namibya devleti ve De Beers ortaklığıyla kurulmuş.
Elmas hikayeleri, terkedilmişlik ve çöl manzaralarıyla doğal sanat alanı haline gelmiş burası. İnsanın canını acıtıyor, gerçeği yüzüne çarpıyor, bir çok ahmağı da paket turizmine dahil ederek kendi ironisini yaratıyor.
Stephen Malkmus – Baby C’mon, parçanın ana melodisi Özdemir Erdoğan – Gurbet’le aynı (Neredeyse). Epeydir dolaşımda olan bir klip olduğundan önceden bilenler vardır sanırım.
Bu kartpostalı 2-3 sene önce Ankara Tren Garı‘ndan almıştım. Muhammed’i çoçukluğumdan çat-pat hatırlıyorum. Tanju, Prekazi, Uğur, Cüneyt, ve Simoviç gibi yıldız isimlerin arasında hatıralarımda neredeyse hiç yeri olmayan bir futbolcudur. Ama nedense yıllar sonrasında kartpostalını görünce dayanamadım aldım. Hatta aynısından 4 tane almıştım; bir gün bir yerlerde kullanırım veya birilerine veririm/postalarım diye. Hala ne birisi beğendi aldı, ne de ben birşey yaptım. Öyle duruyorlar…
Raoul Gatepin ‘mainstream’ (ana akım, ana kol) adını verdiği fotoğraf serisinde sabah 7:50′de yataktan kalkış ile başlayan ve gece vakti tekrar yatağa dönüş ile sonlanan ‘yalnız iş günü’ döngüsünü mütevazi bir şekilde belgelemiş. Serinin geri kalan resimleri için tıklayınız
Uzun zamandır yazacak vakit bulamıyorum, bir folder dolusu, zamanı geçmiş yazabileceğim şey var ama açılışı muhakkak bununla yapmalıyım. hem ismi uygun hem de ben bu karakteri sadece bizim coğrafyaya has sanıyordum. evrensel olduğunu öğrenmek beni mutlu etti. heyokay‘den arak.
“Uzun kuyruk” denilen pazarlama tekniği 2004 yılında Chris Anderson’un Wired’da yayınlanan makalesiyle isim buldu. Genellikle Amazon gibi firmaların kullandığı, farklı niş beğeni ve kültürlerden az sayıda müşteriyi çekerek, çok kategoride azar azar ürün satmak yoluyla toplamda yüksek satış elde etmeyi hedefleyen bir strateji olarak adlandırılabilir.
Kaynak: Wikipedia
Fotoğraf: Ekin Özbiçer