İngiltere’de, ilk kez 2 domuz gribi vakası belirlendiği bildirildi. Domuz gribi Amerika kıtasının ardından Avrupa’da da yayılmaya başladı. Ama bize gelemez kiii :) Ne demişler? Her işte bir hayır vardır. Biz severiz domuzları, yemeyiz onları. Ben yine düm-düz bir mantık çizersem: Biz domuz yemediğimiz için Yunanistanda takılır kalır bu iş. İçiniz rahat olsun…
Tags: 2009, çin, İngiltere, domuz gribi, macera dolu amerika




keşke sadece domuz etiyle bulaşan bir virus olsaydı bu o zaman kontrolü çok daha kolay olabilirdi. ne yazık ki solunum yoluyla bulaşıyor ve domuzlarla pekte alakası yok.
ahahah fotograf super.
Bu domuz gribi kulliyen yalan bence zaten.
Asıl konu her sene çıkan yeni ve bulaşıcı hastalıkların ne nedenlerle ortaya çıktığı ve bir önceki salgından çok daha hızlı ve etkili bir şekilde medyada da yayılması. Bioterorizm mi buyoksa tartışmaları… Bu taraflarıyla da ilgilenmek gerek. ki bu arada Türkiye’de de çok sayıda olmasa da domuz çiftlikleri var
http://news.bbc.co.uk/2/hi/health/8022102.stm
http://www.wired.com/wiredscience/2009/04/swinefluupdate/
http://www.wired.com/wiredscience/2009/04/swinefluchatter/
Teze dahil ettiğim bir şey var, haber/bilgi kaynaklarının artması ve uzmanlara güvenin yerini peer-networklerine bırakması üzerinde anlaşılan tek bir realite olması gittikçe zorlaştırıyor. Can’ın yorumunu görünce bunu düşündüm, bundan önce Türkiye’de SARS ve kuş gribinde de aslında herhangi bir dayanağı olmadan bunlar küliyen yalan, emperyalistlerin işi vs. diyen vardı. acaba bizde kırım kongo kenesi çıkınca meksika’da da rodrigo dominguez bir blog yorumunda “bu kene olayı külliyen yalan abi” demiş miydi.
kesin olan 1918′de 50 milyon kişiyi öldüren ikinci dalga geldiğinde İngiliz Archibald Henderson’ın daha temkinli olduğuydu.
Nature Biting Back at Industrial Animal Production?
For years, leading scientists around the world have worried that large-scale, indoor swine “factories” would become breeding grounds for new pathogens that could more easily infect humans and then spread out rapidly in the general population – threatening to become a global pandemic.
http://www.huffingtonpost.com/david-kirby/swine-flu-outbreak—-nat_b_191408.html
Sayın tunçtunçtunç,
“Ama bize gelemezkiii” gibi bir tepki klasik “Türk’e birşey olmaz”la aynı şey değil mi? Nerden bu übersonik/genetik/kültürel kalkanı ediniyorsak?!
Bu “domuz gribi”nin özelliği domuzlarda kalmayıp sıradan grip gibi insandan insana bulaşabiliyor olması… yoksa elin “gavuru” da bilir domuzdan uzak durup sağlıklı kalmayı. Bi “foot-and-mouth” yaşadılar/yaşadık, yıllarca kimse doğru düzgün et yemedi, adamlar neredeyse tüm çiftliklerini telef etti.
Tabii sadece aramızdaki domuzları vurmasını ummak da mümkün; Animal Farm misali…
yalan abi
Yalan dünya herşey Funny!
http://www.thenetworkthinker.com/2009/04/network-structure-of-swine-flu-pandemic.html
Network Structure of Swine Flu Pandemic
cok ta rahatlamayin,turkide ki domuz ciftliklerininde sayisi belli degil,ustelik dana eti diye millete yediriyorlar.
Deniz’e katılıyorum ”Bu “domuz gribi”nin özelliği domuzlarda kalmayıp sıradan grip gibi insandan insana bulaşabiliyor olması… yoksa elin “gavuru” da bilir domuzdan uzak durup sağlıklı kalmayı.”
Sevgili Tunç
Olay grip salgını, adının önündeki domuz ibaresini ise virüsün insana bulaşmadan önceki halinin domuzlarda oluşmasıdandır-ki, Evet bunu bildiğinizi düşünüyorum! Bunun veya Sars, Kuş Gribi ve Kırım kongo’nun yalan olup herşeyin FUNNY! Olması için Dünyanın eski dünya olması gerek! İnsanlar yaşadııkları fıtriyatla bozuşmaya ve ona olumsuzca müdahale etmeye başlıyınca, dengesi bozulan fıtriayatın kendini sürdüre bilmesi için eksik kalanları ile devam etmesi sonucu bozulan dengede birşeylerin fazla kaçması ya da eksik olması ile bu tür salgınlar çıkmakda, anormal şeyler olmakdadır. Kırım-kongo; Kuş gribi nedeni ile öldürülen kuşlardan kurtulan kenenin bi’türünün hızlı çoğalması sonuçu ortaya çıkmışdır. Sallamıyorum ya da matığama göre uydurmuyorum, dünya hastalıklar tarihine bakıldığında, veba, kızamık vs hastalıklarında insanların Fıtriyata nankörce davranmaları sonucu ortaya çıkdığını görüceksiniz, görebiliceksiniz. Hatta dahada yakından, inceden inceye bakdığınızda Avrupanın bu kadar gelişmiş olmasının temelinde yatan şeyin keşiflerin yanı sıra bu hastalıklardan ders alınması olduğunu görüceksiniz-ki
Neden biz ders almadık, alamadık diyenleriniz olabilir,
Neden? Çünkü bizim ecdadımız sahip oldukları din ve onun gerekdirdiği yaşam tarzı gereği Temizidiler-ki Kaç yüz yıl tuvaleti kulanmışlardır(büyük iş!). Onlar tuvalet kullanırken, Avrupa’da tüy diken prenseslerin yaşadığı, idrardan çöken saraylar vardı!!!
Elin avrupalısı çamur içinde yürüye yürüye vebaya kapılımış milyonlarca kişi ölmüş. Bakmış olucak gibi değil çamurda yürümek yerine, çamurun üstüen taş koyarak yürümeye başlamış ve yolu nedir, ne işe yarar onu bulmuş!
Tabii bunların hepsi( günümüz salgınlar serisi) mükemmel, süper, düper şekillde hazırlanmıış, uygulamaya konulmuş savş takdikleri, planlarda olabilirr lakin o zaman bu plan bilinene hastalıklar tarihinden çok çok önce yazılmış olmalı, buda olabilir
Tabii yerseniz! :)
“dünyanın eski dünya olmadığı” kafasını biraz romantik buluyorum. bugüne kadarki tüm hastalıkların insana hayvandan gelmiş olduğunu da hesaba katmak gerek. zamanında insanlar atlardan da hastalık alıp öldüler bugün de domuzdan ölüyorlar denebilir, malum virüsler kendi dnalarını geliştirebilen yapılar oldukları için de günümüzün ekstrem sterilizasyon yöntemleri kendilerine bizim açımızdan sadece kısa vadede çözüm sunuyor, onlarınsa uzun vadede güçlenip değişik formlara kavuşmasına neden oluyor. herkesin bildiği üzereyse global dünyadaysa virüs daha çabuk yayılma şansına sahip tabi bir de dediğiniz gibi medya aracılığıyla herkesin çok kısa sürede bu salgından haberdar olması durumu var. bu da kimi bünyelerde, sanki 50 sene önce hiç böyle salgınlar yokmuş da bugün böyle bir durum mevcutmuş hissiyatı yaratıyor.
BU gribin domuzlarla bir ilgisi olmadığını okumstum,
her “entel”de tunçtunçtunça laf geçirme dürtüsü mü var?
Yeni moda :)
Sen de yap güzel oluyor.
Fenada olmuyo yani.
Bak bilgi sahibi olduk belkide.