
İsmi Henri Cartier-Bresson, André Kertész, Walker Evans gibi 20.yy’ın en önemli fotoğrafçıları arasında anılan New York’lu kadın fotoğrafçı Helen Levitt, dün 95 yaşında hayata veda etmiş. 1936′da mentoru ve kahramanı Cartier-Bresson’un tavsiyesiyle aldığı 35mm Leica kamerası ile sokak fotoğrafları çekmeye başlayan Levitt, 1959 ve 60′larda Guggenheim’dan aldığı bağışla birlikte renkli fotoğrafın da öncülerinden olmuş; 70 yıl boyunca New York’un en doğal hallerini, sıradan insanları, çocukları, tebeşirle çizilmiş çocuk graffitilerini hep o çekmişti. Keşke 2005′te çıkan olağanüstüydü retrospektif kitabı elimde olsaydı da hayatım boyunca gördüğüm en iyi fotoğraf, 1988 yılının o güneşli New York sabahınının “essence”ını tek bir kareye hapsedebilmiş olan ilk fotoğrafın daha iyisini koyabilseydim. Fotöğraf çekiyorum diyen de bu röportajı okusun.
Tags: ölüm, fotoğraf, macera dolu amerika, new york





çok önemli bir post olmuş elit brocum. Röportajı komple okudum. sırf fotoğraf çekiyorum diyen değil, fotoğraf ile en azından ilgilenen herkes okusun derim.
@ Çağlar Bro
Bu aralar ‘Bro’lar havalarda uçuşuyo, küçük Amerika olduk iyice.
@ tunctunctunc Istanbul’da bir çin mahallesi olmaması ne acı dimi? bir “küçük italya” bir de aaa Fransız sokağımız vardı beterinden dimi bro?
Hımm, bugünlerde bıyık bıraktım iyice etnikçi, yerelden evrenseleci oldum gerçi modası geçmiş felan dendi hatta bi takım arkadaşlar tom select olmuşun dediler neyse konuya girelim burda çin mahallesi olamamasının sebebi bütün çinlilerimizi döve döve türk olmaya ikna etmiş olmamız olabilir mi?
alp : abi tesadufen karsilastim bununla http://www.youtube.com/watch?v=tGmSY0kw7as seni dogruluyor sanirim bu :)
Yo!