Archive for December 8th, 2008

Allahım! Körelt beni! #1

tunctunctunc : 8 / 12 / 2008

Amsterdam, 2007

Önemli not:
‘Allahım! Körelt beni!’ serisi ‘Allahım Kör et beni!’ serisinden bambaşka bir bakış açısına sahiptir. Karıştırılmaması önemle rica olunur.

No Tasarım

tunctunctunc : 8 / 12 / 2008

Türkiye’de ‘Social Design’ yani Sosyal Tasarım var mı? yok mu? diye araştırır iken birden karşıma çıktı bu No Tasarım.

‘Her şeyi kanıksıyoruz, üzüntülerimizi ve sevinçlerimizi yapaylaştırıyoruz.
Bu durumu değiştirecek ne yapmalı? İnsanlık bu gidişi nasıl tersine çevirecek? Dünyamızda yaşayan tüm canlıların en büyük sorunu. Yani bu sorunun başlıca kaynağı olan insan, doğal yaşamı tehdit eder durumda. Çözüm, dünya kaynaklarını tüm canlıların ihtiyacı oranında kullanmak, gereksiz üretim ve tüketim çılgınlığına hızla son vermek, bu kirliliğin oluşma nedeni olan kapitalizm probleminin çözmekten geçiyor. Yani problem sistem.’

Diye bağırıyor sayfasında arkasında kimlerin olduğu bilinmeyen ‘No Tasarım’ Sosyal Tasarım Seçkisi. Hayli Entel-Hasan bu site şimdilik etrafta ‘Sosyal Tasarım’ ile alakadar yarışmalardan, yarışma sonuçlarından ve haberlerden bahsediyor. Menüsündeki ‘indir’ butonuna basarsanız daha içerikli bir pdf kitapçığı indirebiliyorsunuz. Galiba kitapçık satılıyorda bir yerlerde…

Ülkemizde olmayan, genelde yabancıların bizi konu ettiği Sosyal Tasarım hakkında söylenecek çok laf var. No Tasarımın bu konuya bir girizgah olması dileği ile.

Yunanistan yanıyor

hiçişleri : 8 / 12 / 2008

Hayrola? Üzerine didişilecek yeni bir kayalık bulundu da bombaladık mı Yunanistan’ı? Nihayet birileri organize olup “kahveden adam toplayıp iki saatte aldı” mı orayı? Terörist saldırı mı olmuş, orman yangını mı; ne oluyor?

Haberiniz yoktur diye tahmin ediyorum, bugün olayların üçüncü günü ancak Türk basınında ufaktan yer bulabildi çünkü. ben de dün Yahoo haberlerinde gördüm. Üç günden bu yana Atina ve Thessaloniki başta olmak üzere çeşitli Yunan şehirlerinde isyan var. Atina bugün yatışmış görünüyor ancak Thessaloniki’de göstericiler halen polisle molotof kokteylleri kullanarak çarpışıyorlar. İktidardaki sağcı hükümete yönelik protesto ve gösteriler yakın zamanda sık rastlanıyor olsa da, bu şiddette bir ayaklanmanın onyıllardır görülmediği ifade ediliyor.

Ne oldu gerçekten? Yunan polisi 16 yaşında bir genci vurup öldürdü. Sebep bu. Garip geliyor değil mi?

Bakalım neler olmuş:

“ATİNA – Kendilerini “anarşist” ve “iktidar karşıtı” olarak tanımlayan grupların, Atina, Selanik, Yanya, Patra ile Girit adası başta olmak üzere birçok kentte yaptığı, yer yer polisle çatıştıkları protesto gösterilerinde, çok sayıda banka şubesi, işyeri, polis karakolu, kamu binası ve aracı ateşe vermelerinin ardından adeta savaş alanına dönen kentlerde bu sabah saatlerinde yaşam normale dönmeye başladı. Ancak Atina ile Selanik kent merkezlerindeki grupların bugün de gösteri yürüyüşleri yapmayı kararlaştırdığı açıklandı.”
NTV’den alıntıdır:

http://ntvmsnbc.com/news/468525.asp

“The shooting angered Greek youths, already resentful about a widening gap between rich and por. Violence at student rallies and fire bomb attacks by anarchists are common, especially in Athens’ Exarchia district where the boy was shot…. Ignoring government appeals for calm, leftist demonstrators and anarchists staged running battles with police after the teenager’s killing late on Saturday, which shocked the nation.
Two police officers have been charged over the shooting — one with murder and the other as an accomplice. A police statement said one officer fired three shots after their car was attacked by 30 youths in Exarchia.
A police official said the officer had described firing warning shots, but witnesses told TV he took aim at the boy, identified as 15-year-old Alexandros Grigoropoulos.
Violence spread across the country, as far as the northern city of Thessaloniki and the tourist islands of Crete and Corfu, leaving at least 34 injured. Police detained 20 in Athens.
On Sunday, protesters chanting “Cops, Pigs, Murderers” rained petrol bombs down on rows of Athens riot police, while helicopters hovered overhead and tear gas choked the city.
Scores of shops and more than a dozen banks were torched in the capital’s busiest commercial districts ahead of the busy Christmas period. The mayor of Athens postponed the launch of holiday festivities.”
Yahoo’dan alıntıdır:

http://news.yahoo.com/s/nm/20081208/ts_nm/us_greece_shooting;_ylt=AvlN0sm_GcXxWkXgvVPTW8R34T0D

Yapılanları onaylıyor muyum? Can kaybı olmadıkça karşı çıkmıyorum diyeyim. Bir şiddet eyleminin meşruyeti her zaman tartışmalıdır. Bu da enine boyuna tartışılır mutlaka.

Velakin, şunu düşünmeden edemiyorum. Halkın güvenliği ve eminiyetini gözetmeleri idealiyle oluşturulmuş kurumlar arasında “otoritemizi fazla zorlarsak bunlar olur” ile “ne kadar zorlarsak zorlayalım hiçbirşeycikler olmaz” diye düşünen arasında nasıl farklılıklar vardır? Bunlar günlük hayatımıza ve dahi geleceğimize nasıl etkiler yapmaktadırlar?

Düşünüyor insan ister istemez. Zaman zaman ne kadar istemese de, insan düşünmeye programlı çünkü. Elini ateşe soktuğunda geri çekmeyi nasıl refleks olarak gerçekleştiriyorsa, düşünme de böyle bir kendini koruma refleksi. Yanlış yönlendirilebiliyor, uyuşturulabiliniyor ama kör edilemiyor, göz ardı da edilemiyor.

Düşünelim o yüzden. Nasıl yaşadığımızı ve nasıl yaşayabileceğimizi düşünelim. Kafamızdaki kuram ve tanımların hepsini şöyle en baştan tek tek düşünelim. Bir ara da, sıra gelirse, Avrupa Birliği’ne uyum sürecinde yapılan bütün olumlu düzenlemeleri tersine çeviren “vazife ve selahiyet” kanununu düşünelim.

Bir de, sadece bu sene, Türkiye’de polis kurşunlarıyla kaç kişinin öldüğünü düşünelim.

Kurban Bayramı

Çağlar Kanzık : 8 / 12 / 2008

Can Evrenol’un içinde bulunduğumuz günlerle ilgili “Kurban Bayramı” adlı kısa filmi buradan izlenebilir.

Aşağıya kendisinin film ile ilgili fikirlerini koyuyorum:
“Kurban Bayramı adlı 6 dakikalık bu kisa filmde ülkemizin uğradığı tecavüzü sembolize eden bir hikaye yarattık. Kurbanlık koyun metaforunu kullandık. Amerikan dış politikasıyla, Büyük Orta Doğu projesi içindeki statejik yeriyle, dini sömürenler ve politikaya alet edenlerle, ülkemizdeki kültür erezyonuna ve karanlık geleceğimize işaret ettik. Evlerimizin içine, akşam yemeklerimize baş misafir olan televizyonu biz de hikayemizde baş köşeye oturttuk. Hikayemizin sonundaki terorün de kimliği mechul kalmasını ve bize Irak savaşı esnasında televizyonlardan yansıyan en korkunç dehşetleri hatırlatmasını istedik.”

Hepinize İyi Bayramlar sevgili etrafta okuyucuları.

SMACK!!!

Grup Ses : 8 / 12 / 2008

Risale Kitap Kulübü’nün 90′ların başında yayımladığı “Gazeteci Mehmet”in Amerika’daki maceralarını anlatan “Vahşet” adlı sayısından inciler…