Denge önemlidir tasarımda, reklamda, yemekte, muhabette… Korumak lazım dengeyi, kaçırmamak lazım işin tadını. Bunlar metaforik dengeler tabi, bir de fiziksel dengecilik var ki hastasıyım çıplak göz ile izlenebildiğinde.
Bizim memleket’te çoktur ‘Dengeci Cambaz’. Çok gördük kurye çocukların motorlarının önünü kaldırıp metrelerce gittiğini. Çok gördük metrelerce yüksek kayalardan ya da teknelerin direginden saltolar ile balıklama atlayan. Bundan bir kaç zaman önce hürriyet.com‘da çıktı karşıma üstteki imaj. Çıplak göz ile görmesem de hastası oldum dengeciliğin tekrar. Bu genç arkadaş hem ayakları ile 60 km nin üzerinde giden bir motorsikleti kullanıyor, hem de kankasına SMS yolluyor, hem de bu imajı çeken kameraya poz veriyor. Helal!
Diyeceğim şu; Olsa idi yurdumda ‘Cirque du Soleil’ gibi bir birşey, bu gençler boşa harcanmayacaklardı sokaklarda. Göstereceklerdi hünerlerini bizim Sirkdesoley’de. Bu da bir kendini ifade biçimidir, bu da bir dışa vurumdur. Denge seviyor adam, her baba yiğidin harcı değil dengecilik. Demiş ya İbrahim Tatlıses vakti zamanında ‘Urfa’da Oxford vardı da biz mi okumadık?’, aynı o hesap gibi geliyor bana yoksa şüphen mi var?





