Archive for October 21st, 2008

Outlet

Boran GÜNEY : 21 / 10 / 2008

Outlet’in açılış davetiyesi geçen hafta geldiğinde, sırf ismini itici bulduğum için ilgi göstermemiştim. (bkz. Cehalet ve cesaret biraraya geldiğinde başarı kaçınılmaz olur. – Oscar Wilde)  Yani, son dönemde en beğendiğim sanatçılardan Burak Delier’in de içinde olduğu bir sergi ve mekan olacağına bakmadan silip geçmiştim.  Bir sanat mekanının, ismini tamamen piyasa terminolojisinden, hem de bunun en düşük cinsinden apartmasındaki ironiyi yakalayamamışım, şimdi yakaladım ama hala bana o kadar komik ya da ilginç gelmiyor, zaten kimse kendini bana beğendirmek zorunda değil.

Neyse ki Düğümküme’de Burak Arıkan’ın serinkanlı gerçekçiliği sayesinde his bulutlarım dağıldı da biraz aydınlığa kavuştum.  Şöyle demiş Burak:

“İhraç fazlası sanat “merkezi” OUTLET 10 Ekim’de “Normal Olmayı Reddediyorum!” sergisiyle açılıyor. Sergiye katılan sanatçılar Fikret AtayBashir BorlakovBurak DelierServet KoçyiğitMerve Şendil, ve Cengiz Tekin.

OUTLET İstanbul’da Tophane’nin Boğazkesen Yokuşu’nda Azra Tüzünoğlu tarafından açılan bağımsız bir sanat mekanı. Azra ile bu yılın başında MSÜ’da yapılan Güncel Sanat Tartışmaları sırasında tanışmıştık ve sonra Düğümküme’de yazılarda ve yorumlarda sanat teknoloji politik yeni medya sahiplik orjinallik temsiliyet gibi konularda tartışmıştık. OUTLET aynı zamanda yeni bir blog başlattı, kendi etkinliklerinden ve ilgilendikleri sanatçılardan haberler ve bilgiler içeriyor.

Normal Olmayı Reddediyorum!
Açılış: 10 Ekim Cuma, 18:30-20:30

OUTLET// İhraç Fazlası Sanat
Boğazkesen Cad. Kadirler Yokuşu No:69
Tophane – Istanbul

http://outlet-istanbul.org
http://outlet-istanbul.blogspot.com

Ayrıca sergi 10 Ekim- 20 Kasım tarihleri arasında Salı ve Cumartesi 10:00-18:30 saatlerinde gezilebilir.”

 

CEVAHİR ve benzeri

tunctunctunc : 21 / 10 / 2008

İlk Amerika’da gördüm büyük alışveriş merkezi denen şeyi. Galeria, Akmerkez, Carousel derken sardı kimliğine yakışmayan şehrimi bu büyük yaratıksal binalar silsilesi. Avrupanın en büyüğü bile yurdumda imiş, gidip görmeden edemedim ve çektim bir iki fotoğraf Etrafta için. Herkes sorar durur millette para yok nasıl geçiniyor bu binalar ve içindekiler diye. İş gayet basit duyduğuma göre, mesela bir marka, diyelim ki ‘NIKE’ açıyor bir dükkanını bu merkezlerden birine. Aylar geçiyor, dükkan zarar ediyor gibi gorünüyor dışarıdan sana bana. Halbuki iş böyle değil; Eskiden bu markayı satın alabileceğimiz dükkanlar yaptıkları reklamlar sayesinde bizi dükkana çekerlerdi şimdi ise rekabet ortamı değişti. Büyük merkezlerdeki dükkanlar bu markaların ‘Reklam Panosu’ olarak kullanılmaya başlandı. Kiralayacağına ‘NIKE’ Taksim’de bir pano, açıyor KANYON’da bir dükkan. Prestij hesabı, açmaz ise olur mu şimdi kalınır mı ‘ADİDAS’ın altında. Bunların çirkinliği ve popülerliği hakkında söylenecek çok laf olsa da, bu bahsettiğim sadece bir detay bu silsile hakkında. Sonumuz hayrola.