Hocaların hocası, Türk grafik tasarım tarihinin altın adamı ‘Bülent Erkmen’ için şöyle diyorlar Ekşi Sözlük‘te.
“Öğrencilerine yaptıkları işlerin felsefi altyapısından formuna kadar bütün detayları üzerinde tam kontrol sahibi olmalarını öğretme çabalarıyla ve kendi işlerinde de bunu uygulamasıyla türk grafik tasarımının stanley kubrick’i ünvanını fazlasıyla hakeden şahıs. (ventolin)
Arredemanto mimarlik dergisinin kapaklarini tasarlayan,odul ustune odul almaya doymayan,kendi tarzinda tek,yogun dusunsel altyapi sahibi,medari iftaar,nezih insan..(bkz: konsept) (blind)
Finansbank’ın yıldızı, atatürkçü düşünce derneğinin atatürk’ü gibi aşinası olduğumuz işlere de imza atmıştır. (ibrahim tatliseks)
Bülent hoca da denir kendisine (coldplay)”

Boran’ın dünkü logolar ile alakalı postunun yorumlarında adı geçti hocanın tekrar. O yüzden paylaşmadan geçemedim bu bilgiyi. Bildiğiniz gibi bundan 3-4 yıl önce Galatasaray Spor Klübü’nün 100.yılı kutlamaları sebebi ile her türlü basılı işte kullanılacak bir logoya ihtiyaçları vardı. Klüp yönetimi ne kadar saçma bir yol olduğunun farkına geç varsa da, bu logonun tasarımını halka açtı ve dedi ki: Galatasaraylılar seçecek logoyu. Futbol yurdumda çok önemli olduğundan, tasarlayan, tasarlayamayan, Fatma Teyze, Memed Amca bir logo yaptı gönderdi klübe. Babam bile diyordu ‘Ben de yapıcam ulan bi logo’ diye. Klübün kafa oldu ‘çorba’ bir anda, oluştu elde 1000′lerce logo. Sonunda klüp olayın altından kalkamayıp çareyi üstad Bülent Erkmen’in ofisinin kapısını çalmakta buldu. Bülent hoca tamam dedi, yaparım en güzel şekilde ve yaptı da. Klüp sonunda Türkiye’nin en baba ‘Design Office’ine giderek, kendisinden beklenen modern hareketi yaptı, Bülent Hoca da logoyu yaptı. Herkes yaptı birşeyler yapmasına ama, her ne kadar keyifli gibi görünse de bu logoyu tasarlamak, hassas işlerdi bu futbol işleri. Sorumluluk vardı milyonlarca taraftara. Yani benzemiyor devlet tiyatrosunun posterlerini yapmaya, kim bakar tiyatro posterine be ya? Buyrun Bülent hocamın logosuna bakın.

Logonun yayınlanmasının ardından Galatasaray cephesinde bomba gibi patlayan tartışma şuydu: Komplo teorisi mi dersiniz bilmiyorum ama; Fenerbahçe taraftarı olduğu bilinen hoca, Galatasaray logosunun içine ‘FB’ harflerini saklamıştı. Hoca bu yoruma bir röportajında dedi ki:
“Eleştiriler, böylesine popüler bir alanda iş yapmış olmanın doğal bedeli. Taraftarlık böyle bir şey, maço bir erkeğin aşk sandığı tutkusu gibi.”

Güzel laf etmişti hoca herzamanki gibi. Bunu bilerek mi yaptı? Şansa mı böyle birşey denk geldi? Millet mi paranoyak? Ben mi manyağım anlamadım. Ama şunu biliyorum ki ‘Hocanın vurduğu yerde gül biter’.
Hoca imaj: Dexigner.com

Uzun zamandır bu sayfalarda yerini bulan dostumuz Barış K’nın Eurasia serisi artık Atlantik hudutlarını aştı ve New York’un hem en popüler, hem en havalı DJ / Producer’larından, DFA Records‘cu Tim Sweeney’in haftalık radyo programı ‘Beats in Space’in başköşesine oturdu. Tim’in “Bu senenin en iyi programı oldu” dediği Avrasya’nın son halkasını buradan paylaşıyoruz.
Amerika’da WNYU‘da yayınlanan bu radyo programının parça sıralaması şöyle:
Mahzuni Şerif – Yuh Yuh
Özdemir Erdoğan – Bir Adım Öte
Edip Akbayram & Dostlar – Mehmet Emmi (Barış K Edit)
Derdiyoklar – Yaz Gazeteci (Barış K Edit)
Gülden Karaböcek – Şu Sazıma Bir Düzen Ver
Kamuran Akkor – İkimiz Bir Fidanız (Barış K Edit)
Arif Sağ – Osman Pehlivan (Barış K Editt)
Timur Selçuk – Panayır Günü (Barış K Edit)
Şenay – Dalkavuk (Barış K Edit)
Modern Folk Üçlüsü & Ayşegül Aldinç – Dönme Dolap (Barış K Edit)
Şenay – Honki Ponki (Barış K Edit)
Neco – Hayaller ve Rüyalar (Barış K Edit)
Osman İşmen – T.R.T. (Barış K Edit)
Zerrin Özer – Umut (Barış K Edit)
Nazan Şoray – Teselliye Sen Gerek (Barış K Edit)
Zerrin – Son Defa (Barış K Edit)
Osman İşmen – Süt İçtim (Barış K Edit)
Ajda Pekkan – Bir Dost Bulamadım (Barış K instrumental edit)
Ajda Pekkan – Petrol (Barış K Edit)
Cem Karaca – Nem Alacak Felek Benim (Barış K Edit)
Selda – Meydan Sizindir (Barış K Edit)
Edip Akbayram – Ayrılık (Barış K Edit)
Derdiyoklar – Dom Dom Kurşunu (Barış K Edit)
Ersen – Derman Bulunmaz (Barış K Edit)
Barış Karademir feat. Candaş Baş – 200 (Demo Miks)
Edip Akbayram – Yaralarım (Barış K Edit)
Buradan dinleyin
Audio clip: Adobe Flash Player (version 9 or above) is required to play this audio clip. Download the latest version here. You also need to have JavaScript enabled in your browser.
Buradan da indirin

Dün bana, Türkiye’nin önde gelen markalarından bir müşteri için, 1 saat içerisinde logo tasarlamam istendi. Ben de bunun mümkün olamayacağını, bir saat içerisinde düşüncelerimi bile toplamamın imkansız olduğunu söyledim. Çok inandırıcı olamadığımı, hatta biraz hayal kırıklığına sebep olduğumu düşünüyorum.
Bu sabah ISO50‘de Paul Rand’in 40 küsur yıl önce tasarladığı ve bugün bile sapasağlam duran bazı logolarla karşılaştım. Üstad bir demecinde günümüzde kurumsal tasarımın berbat halde olduğunu, bunun ise iyi tasarımcıları kullanacak iyi kurumsal idareci eksikliğinden ileri geldiğini söylemiş. Sanırım Türkiye’de bütün tasarımcıların her gün saç baş yolmasının temel sebebi de bunun iyice şirazeden çıkmış bir versiyonunun bir drama gibi sürekli yaşanıyor oluşu.

Resime bakıp aldanmayın, yakın bir zamanda geçiyor bu anlatacağım olay. Duymuşsunuzdur bir çoğunuz belki. Mekan Kayseri. Belgeselciler film çekmeye gitmişler eski Anadolu Uygarlıkları hakkında. Film icabı Bizans bayrağı asmışlar Kayseri kalesinin surlarına. Halk galeyana gelmiş nerede ise Madımak vakası bir daha cereyan ediyormuş ki polisler müdahele etmiş falan. Sonunda film ekibi tası tarağı toplamış ve uzaklaşmış bu garipsedikleri ortamdan.
Olur böyle vakalar, Türk polisi gagalar. Polonyalılar uzaya bile gitse olacak böyle şeyler ülkemde. Yukarıdaki gözlüklü arkadaşın dediği gibi: Belgesel, melgesel farketmez, burası Türkiye. Ben burada aslında film ekibine kızıyorum. E be kardeşim tası tarağı toplayıp kaçacağına, çeksene etrafında dönen olayı belgesel niyetine, boşver harca filmini. Budur asıl belgesel, İlla ki artar bir gün değeri. Bundan daha güzel senaryo mu var ya? Yıl 2008 hala Türkler Bizanslılara saldırıyor.
İmajlar: Kanal D’den youtube a, youtube’dan etraftaya.