Tokyo Metrosu yönetimi, metroda uyulması gereken adab-ı muaşeret kurallarını edepli bir biçimde, kimseyi incitmeden bildirmek için her ay güncellenen posterler yaptırıyormuş. Poster serisi sanırım şu anda 5. posterde.
Her posterde aynı adamın saygızlığa kurban gitmesi ise ilginç. Acaba bu adam Tokyo’luların öz-tasvir ortalamasının bir tezahürü müdür? O kadar nötr gözüküyor ki, sanki Amerikan filminde sonradan seri katil çıkacağı belli, Kevin Spaceyvari bir münzevi antikahraman. Gözlerini gizlediği camların ardından sessizce etrafını izliyor.
Tags: adab-i muhaseret, japon, metro









Bir süre önce sabah deniz otobüsünde makyaj yapan bir (hatta birkaç) kadına kıl olmuştum…
Biri bana makyaj yapılmasının rahatsız etme nedenlerini açıklasın lütfen.
Makyaj bence sokağa çıkmadan önce yapılan bir hazırlıktır; giyinmenin bir parçası sayılabilir ve bu da özel birşey gibi geliyor bana. Sokakta/işte vs. herhangi bir nedenden dolayı makyajda bozulma olduğunda ise özel bir alanda (WC) tazelenebilir.
Ama ben yanımda oturan kişinin makyaj yapmasından hoşlanmıyorum. Nedeni yok malesef. Benimle özelini paylaşmasını istemiyorum belki de.
Herhalde kaş almak, ayaklara oje sürmek gibi daha ileri boyutta makeup sahneleri yaşandığı için yapılmış bir poster bu. Bir ruj, far, rimel konusu olamaz bu.
Ya da kadınların gözüne kalem filan girmesin diye…
[...] örneklerini yine Etrafta’da görebileceğiniz ‘Japon metro adabı’ posterlerinden sonra… Peki biz neden insanımıza ‘makyajınızı evde yapınız’, ‘müziğinizi [...]
Makyaj yaparken aracın savrulmasıyla kalem gözüne girebilir.
Yalnız, o müzikten rahatsız olan amca, zekeriye beyaz mı? bana mı öyle geldi?
Ruj sürmeleri filan beni rahatsız etmez ama geçenlerde deniz otobüsünde yakınlardaki bir bayan ojesini değiştirdi. Kapalı alanda aseton kokusu müthiş rahatsız edici bir şey!