Archive for August, 2008

Wanderlust

Elit Milli : 29 / 08 / 2008

Dünya tarihine geçmiş en önemli 23 yolculuk nedir?. İpek yolu? Cook’un Pasifik seyahati? Marco Polo’nun seyahatleri, Magellan’ın dünyanın çevresinde dönmesi, yoksa Ken Kesey’in Amerika’yı baştan başa dolaşan The Electric Kool-Aid Acid Test Trip’i veya Orient Express’mi? Good dergisi, NY Times’ın mükemmel interaktif visualizationlarını aratmayan Wanderlust adlı bir uygulama ile bütün bu yolculukları harita üzerine yerleştirmiş. Evliya Çelebi de olsa iyiydi!

Ölmeden önce

Elit Milli : 29 / 08 / 2008

null

null

Ölmeden önce yapmak gereken 100 şeyi yazan adamın trajik bir şekilde 41 yaşında ölmesiyle aynı gün bulduğum Before I die adlı projeye katılanlar polaroidlerinin altına ölmeden yapmak istedikleri birşeyi yazıyor. Çoğu insanın dünyayı dolaşmaktan başka söyleyecek ilginç birşeyi olmaması acıklı. Diğer yandan polaroidi kurtarın.

IKEA sandalyesi

Boran GÜNEY : 28 / 08 / 2008

IKEA – Tunçtunçtunç, 2008.
Readymade, 9 IKEA kaleminden sandalye

Lifestyle Forever 1

Boran GÜNEY : 28 / 08 / 2008

Bugün Flickr’da gezerken, bir zamandır unuttuğum bir dönemden kalma bazı gece fotoğraflarına denk geldim. The Neighbors, 1.5-2 sene öncesine kadar çok alternatif bazı aktiviteler düzenleyen, daha önce Replikas üyesi ve Klaustro olarak tanıdığımız Øzer Yalçınkaya ile our very own Dara Kılıçoğlu’ndan mürekkep bir DJ ikilisiydi. Çok üzücü bir biçimde geçtiğimiz sene yollarını ayırdılar, İstanbul hedonizmi için büyük bir kayıp oldu.  

The Neighbors’un bir takım paha biçilmez DJ setlerine buradan ulaşın.

dokun! dokun! dokun etime, etimle süslensin ardiç gözlerin

Boran GÜNEY : 28 / 08 / 2008

Geçen gün Elit Milli’nin bulduğu müthiş Fleshmap aleminde ben de biraz gezindim.  Bir kaç başka ilginç deney / araştırma daha buldum.  Aşağıdaki resimlerde kadınların kendi bedenlerinde dokunulmaktan ve erkeklerin kadınlarda dokunmaktan hoşlandıkları yerler daha büyük olarak gösterilmiş. 

Burada kadınların dokunulmaktan hoşlandığı yerleri görüyoruz:

Burada ise erkeklerin kadınlarda dokunmaktan hoşlandığı yerler var:

Önce herşeyin normal gözüktüğü bu resimlere -tahminim çıplaklık içerdiklerinden mütevelli-  5-6 dakika kadar bakmıştım ki anormal bir şey dikkatimi çekti.  Alan memnun satan memnun deyip geçsek bir kaybımız olmayacağı halde, tuhaf bir biçimde erkeklerin bu resimdeki kadının sol göğsüne (ona göre sağ) olağanüstü ilgi gösterdiğini de gözden kaçıramayız 

Ali Yavuz’la; bunun (sol göğsü sağ göğse tercih etmenin) erkeklerde genel bir eğilim mi olduğu, yoksa bu fotoğrafa özel ışık / gölge neticesinde, sol göğsün denekler tarafından daha güzel algılanmasından mı kaynaklandığı, güvenilir sandığımız araştırmaların bu cins olası öznelliklere ne kadar kolay kurban gidebileceği üzerine bir miktar tartıştık.   

Üstteki resimde kadın figürünün deforme olmamış halini görebilirsiniz. Buradan da direk o sayfaya çuf çuf.

İsveç ihracat şampiyonu

Boran GÜNEY : 28 / 08 / 2008

Yaratı: Gizem Şıkman; 
Dürütü: Koray Kantarcıoğlu 

Tak You!

Çağlar Kanzık : 28 / 08 / 2008

Rus gazetesi ‘Tvoi Den’ batı ile yaşanan krizi dünkü manşetine “TAK YOU!” kelimeleri ve bir ‘el hareketi’ ile taşıdı. ‘Tak’ kelimesi rusça olarak ‘hak etmek’ anlamında, ‘You’ ise ingilizce ’sen/siz’ anlamında kullanılmış. İmaj olarak kullanılan el hareketi ise Antik Roma zamanından gelen, batıda halen yaygın olarak kullanılan ve günmüzde artık evrenselleşmiş olan ‘S*ktir Git’ anlamına geliyor.

Haberde budan böyle ‘tek kutuplu’ dünya düzeninin artık sonuna gelindiği ve yeni bir döneme geçildiğinden bahsediliyor. Kosova ve KKTC’yi (dolaylı olarak da Türkiye’yi) de güncel duruma örnek gösteren metnin ingilizcesini ‘Google Translate’ kullanarak okuyabilirsiniz.

Sandık

Çağlar Kanzık : 28 / 08 / 2008

Arkadaşım Can Evrenol’un ‘Sandık’ adlı filmi 25 Ağustos’da Londra FILM4 FRIGHTFEST‘de gösterilen 10 kısa filmden biriydi. Biraz kan görmek isteyenler Sandık’ı www.canevrenol.com‘da seyredilebilirler.

Obama ve kültürel tüketim

Elit Milli : 27 / 08 / 2008

Başkanlık seçim yarışının startı verildi, Obama’nın kazanmasını umuyoruz, “kazansa da birşey değişmezcilerden” değiliz, ufak nüansların bile çok önemli sonuçları olan birbirine bağlı bir dünyada McCain gibi Vietnam gazisi bir silah fetişisti yerine, gülmesini ve adam gibi konuşmasını bilen sakin bir Obama’yı tabiki tercih ediyoruz.

Bununla birlikte Obama’nın anketlerde gerilemesi söz konusu, bununla ilgili geçen gün (friendfeedde bir çözümleme yazdım. Malesef Amerikan medya punditleri (bizim köşe yazarları işte) Obamayla cicim ayını bitirdi. Obama popkültür ve magazin arasına sıkıştı, tişörtleri Che tişörtleri gibi satılıyor, “Yes, we can” ve “Change” gerçek anlamından koparıldı ve varolan sistem tarafından içi boş sloganlara dönüştürüldü ve sonuç olarak gerçek politik gücünün yerine ona ikonik bir güç verildi. O artık değişimin, umudun, güzel günlerin, barışın ikonu, ama tişörtlerde, posterlerde, pop ve rock sanatçılarının konserlerinde. Kısacası o da MTV jenerasyonuna satılan bir pop idolü haline geldi.

Sistemin alternatif olanı içine alma süresi bir hayli kısaldı, kısa bir süre önce Banksy’ye de olduğu gibi, Obama’da 1-2 sene içinde sisteme meze edildi, zamanında aynı şey Baskın Oran’ın ezberbozma muhabbeti ile olmuş ve insanlara gına getirilmişti. Şimdi bütün akbaba Hollywood yıldızları ve popçuların heryerde Obama propagandası yapması da eminim Orta-Batı Amerika’da adamdan nefret edilmesini sağlıyordur. Umarım Amerikalılar gerçekten değişimi, değişme pahasına getirmeyi başarır, çünkü genelde değişim isteyenler kendilerinin de değişmeleri gerektiğini görünce vazgeçebiliyor..

Fleshmap

Elit Milli : 27 / 08 / 2008

Fleshmap, 1000 şarkılık örneklem setinden, farklı tarzlarında şarkıların sözlerinde vücudun hangi organlarından bahsedildiğine dair bir istatistik çalışması. Çalışma kendi kendini anlatıyor ve hiphopun ilk sırada kıç çıkarması normal ama ikinci sırada kafa çıkması?

Metro Adabı (TR)

Çağlar Kanzık : 26 / 08 / 2008

Japon metro adabı ile ilgili yazıyı okuyunca aklıma bir süredir İstanbul metrosunda gördüğüm posterler geldi. Fatih Aksular adlı kişinin hazırladığı posterlerin bazılarının anlamsız/anlaşılmaz bazılarının ise özellikle çocuklar için oldukça korkunç olduğunu düşünüyorum.

Metro adabı

Boran GÜNEY : 23 / 08 / 2008

Tokyo Metrosu yönetimi, metroda uyulması gereken adab-ı muaşeret kurallarını edepli bir biçimde, kimseyi incitmeden bildirmek için her ay güncellenen posterler yaptırıyormuş. Poster serisi sanırım şu anda 5. posterde. 

Her posterde aynı adamın saygızlığa kurban gitmesi ise ilginç.  Acaba bu adam Tokyo’luların öz-tasvir ortalamasının bir tezahürü müdür? O kadar nötr gözüküyor ki, sanki Amerikan filminde sonradan seri katil çıkacağı belli, Kevin Spaceyvari bir münzevi antikahraman.  Gözlerini gizlediği camların ardından sessizce etrafını izliyor.  

Dünyanın en büyük müzik koleksiyonu

Elit Milli : 22 / 08 / 2008


The Archive from Sean Dunne on Vimeo.

Tahmini değeri 50 milyon dolar, dünyanın en büyük müzik koleksiyonunu yapan Paul Mawhinney’in hikayesi, diabet hastası olan ve gözleri neredeyse görmez olan 69 yaşındaki koleksiyoncu, koleksiyonu senelerdir elinden çıkarmaya çalışıyor, biraz tv duygusallığıyla yapılmış bir kısa röportaj olmuş ama hikaye etkileyici. via todayandtomorrow

Arabayla fotoğraf çektirmek

Onur AYNAGÖZ : 22 / 08 / 2008

Arabanın üzerine oturup fotoğraf çektirmek diye bir şey var hayatta. Yine de bu kareyi görünce bir gariplik sezdim. Galiba oturuşu bir garip.

Evet evet, kesin bir gariplik var. Normal koşullarda arabanın üzerine oturup poz vermek diyince aklıma gelen şey kesinlikle bu değil.

İDireksiyon başında oturan delikanlının ayağını anladık. Peki en sağdaki arkadaş ne yapıyor, bacağını neden pencereden geçirmiş? Neden Allahım neden?!

İlişkiler nasıl oluyor da o şekilde gelişiyor ki?

Boran GÜNEY : 21 / 08 / 2008

Bu videoyu az önce Cihan gönderdi. Son günlerde yaşadığım mistik uzaysal galaktik deneyimler beni yumuşatıp adeta duygusal gibi, bir romantik gibi yaptığı için hislenip yayınlıyorum.

Bazen bu gibi saçma sapan Amerikan müzik videolarının (sanırım Gnarls Barkley’in kurucusu DangerMouse Britanyalı ama) duygularıma tercüman olmasını da içime sindiremediğimi belirtmeden geçmeyeyim.

  • Sayfa 1 - 2
  • 1
  • 2
  • >