Archive for July, 2008




Bir heves aldığım bisikletimle Sıraselviler Cadesi’nin tatlı yokuşunda kesilirken, birilerinin 3.500 km’den daha fazla yol yaparak Fransa’yı baştan sona katetmesi hiç aklıma yatmıyor. Tour de France geçtiğimiz pazar sona erdi. Yukarıda gordüğünüz fotoğraflar buradan.
Tour de France hakkında bilgiye ise buradan ve buradan ulaşabilirsiniz.
July 31st, 2008



Library of Congress’in sergisini açtığı 1939-49 yılları arasında çekilmiş renkli kırsal Amerika fotoğrafları. Amerikan Farm Security Administration’ın çektirdiği fotolarda kırsal köy ve kasabalarda depresyon sonrası Amerika’sından insan manzaraları görülmekte. Bu arada flickr The Commons projesiyle LOC, Smithsonian, Brooklyn Museum gibi sayısı artmakta olan birçok müze ve kültür kurumunun arşivlerini dijital ortama taşıyor. Zamanında müzecilik derslerinde olucak diye anlatıyordum gerçek oldu bile.
July 31st, 2008

Metropolis filminin seti, photoshop değil. Bu adresten diğer arkadaşları ile beraber temin edebilirsiniz.
July 30th, 2008


63 yaşındaki Haiti asıllı Harlem’li fotoğrafçı Alix Dejean’ın fotoğrafları’nı NY Times’da gördüm. Harlem hep zencilerin yaşadığı tehlikeli ama “real” mahallelerden olmuştur gözümde, acaba zamanında Harlem’e giden beyazları gerçekten kesiyorlar mıydı? Yoksa efendi gibi oturup konuştuğunda seni aralarına alıyorlar mıydı?
July 30th, 2008


Ergenekon’un bir numarası değil yanlış olmasın, emekli lise öğretmeni Geral Fauss’un 1978′de yaptığı ve o gün bugündür politik rallyler ve reklamlarda yüzlerce versiyonunu gördüğümüz “1 Numarayız” eli. Neden ayyıldızlısını görmedik acaba hiç, biz de bir numarayız diye övünmeyi çok severiz oysa ki.
July 29th, 2008

Geçenlerde zamanının müzik kültürünün belkemiği olan ve şimdilerde neredeyse yok olmuş olan Gazino Kültürü üzerine sosyo-kültürel bir çalışmaya rastladım.
Doktoralı etnomüzikolog, besteci ve müzisyen Münir Nurettin Beken tarafından ABD Maryland Üniversitesi’nde “Türk Gazino’suna Estetik ve Artistik Eleştiri” adıyla hazırlanmış olan bu çalışmada çocukluğumda sadece ışıklı panolarını ve kapılarını gördüğüm ve içeride ne olduğunu hep merak ettiğim bu hem ışıltılı hem de karanlık dünyanın sırları ele alınmış.
Beken, araştırmasında gazino tiplerinden (pavyon, taverna veya saz) başlayarak kullanılan terimlere (piyasa, hanende, kerizci, keriz atmak, vb.), müşteri profilinden, sanatçılar ve ekiplerine, ve yine sanatçıların kostümleri ile çalışanların kılık kıyafetlerinden/üniformalarından gazinonun dekorasyonuna kadar uzanan konuları tek tek ele alıp, akademik bir formatta bizlerle paylaşmış.
Alaturka ve Arabesk müziklerin Alafranga bir otramda sunan bu renkli mekanları ve kültürünü çok iyi anlatan çalışmayı bu adreste bulabilirsiniz.
[Beken'in yanısıra Engin Ardıç'ın da gazino raconu ve kültürü hakkındaki yazısı buradan okunabilir]
July 21st, 2008

İnsan’ın asbestin kanser yapmadığı, anıtların yıkılamadığı, Berlin Duvarı’nın mümkün olduğu, Sigaranın ciğerleri açtığı çağlarda yaşayası geliyor.
July 19th, 2008

Jürnal’e iş vermek için son gün bugün. contact et etrafta nokta com doğru adrestir.
July 17th, 2008

July 17th, 2008

Bu sabah Bozuk Kaset isimli sitede gördüm. Ayrıca sabah tuvalette okuduğum pazartesi tarihli Kelebek’teki John Maeda söyleşisinde de, büyük usta hata yapmadan başarılı olunamayacağı konusunda bir iki kelam etmiş.
July 17th, 2008


Atmayın hiçbirimiz bu dönemleri bilmiyoruz!
July 16th, 2008


Olimpiyat oyunları yakında başlıyor. İnsanoğlunun birbirinin bileğini bükmeye olan azminin vücuda gelmiş hali olan bu bir aylık mevzu belki eskisi kadar önemli değil ama bu sene de black panther hareketi gibi bir free tibet sembolü gelir mi diye bekliyor olacağız! O zamana kadar 20.yyın en önemli Alman ilüstratörlerinden Otl Aicher‘in 1972 olimpiyatları için yapmış olduğu posterlere bakıp, uzun süren grafikerlik sevdasından vazgeçme zamanının gelip gelmediğini düşünebilirsiniz..
July 15th, 2008

Umumi arzu üzerine.
July 13th, 2008


Body Modification denince aklımıza gelenler bugüne kadar PJ’in yaptıklarıyla sınırlıydı. Bugün bir anda ufkum açıldı. Daha önce teorik olarak kendi çocuğunu korkutarak psikolojisini bozmak, bilerek çirkinleşmek, kendini sakatlamak, gibi şeyler üzerine düşündük ama bir insanın kendi kendisini dövme yardımıyla bir zombi haline getirmesi biraz ağır geldi. “Hiç mi büyümüycen oğlum sen?”e cevabı hazır ama arkadaş olayı gözlerine siyah boya enjekte ettirmek burnunu kesmek, kulağını aldırmak gibi noktalara götürmeyi düşünüyor. Çok değil 50 sene sonra bunların hepsi olucak ama demek ki beklemek zor geldi..
July 13th, 2008


2/5BZ mahlası ile maaruf büyükdedemiz Serhat Köksal’ın 2010 Kültür Başkenti mimini mash-upladığı gerilla projesi.
July 12th, 2008
Previous Posts