14 Haziran 2008 - Chinagir

Haftasonu yakınlarla mangal yaptık. Herkes çok eğlendi. Bense bir yandan et yiyor bir yandan evrenin karmaşık yapısı hakkında düşünüyordum.
7 comments June 16th, 2008

Haftasonu yakınlarla mangal yaptık. Herkes çok eğlendi. Bense bir yandan et yiyor bir yandan evrenin karmaşık yapısı hakkında düşünüyordum.
7 comments June 16th, 2008
“Oklahoma Full Auto Shoot” tahmin edebileceğiniz gibi Oklahoma’da düzenlenen ve her sene Amerikalı silah meraklılarının bir araya gelip varolduğunu bile bilmediğimiz silah modelleriyle arabalara ateş ettikleri bir organizasyon. Tüm olay o kadar salakça ki videonun ilk başında görünen ve bayırdan aşağıya yuvaralanan arabanın içerisinde bir “patriot”un bulunduğundan şüpheleniyorum.
Protesto gösterisi yapmak isteyenler ya da bizzat gidip katılmak isteyenler içinküçük bir bilgi bu senekinin tarihi oldukça yakın.
2 comments June 16th, 2008
Tekatış siteler dünyasını araştırırken bugün Oktay’ın -o Oktay ki, eski HBR ve Şebek okurları “Okican derdinde” isimli süper komik sayfasını hatırlayabilirler- tavsiyesiyle Küçük Google isimli absürdlüğe denk geldim. Dava konusu olmadan bakın, ya da bakmazsanız da çok büyük bir kayıp sayılmaz. Malum cuma cuma blog boş kalmasın.
Add comment June 13th, 2008
Yaklaşık 1 metre eni ve 7 kg ağırlığıyla Rafflesiaceae dünyanın en büyük çiçeği, romantizmde son nokta. (Uzakdoğuda yetişiyor, yakınımda yetişmiyor olmasından da ayrıca mutluyum.)
2 comments June 12th, 2008

Bu müstehcen fotoromanın muadilini buradaki politik figürlere yapmış olsak başımıza neler gelirdi acaba diye düşünüyorum. EDIT: ileriki resimler bayağı pornografik, dikkatli açın, utangaçlar hiç açmayabilir. Senatör Larry Craig kesekağıdı maskesine de dikkat.
Add comment June 11th, 2008
Uzun zamandır cebimde bir fotoğraf makinesi taşıyorum. Sıkıntıdan onunbunun fotoğrafını çekerken ilk defa geçtiğimiz hafta, tanıdıklar arasında bile bir huzursuzluk yarattığımı farkettim. Hatta iki kişi yanıma gelip gürültüden tam anlayamadığım ama içinde “Facebook” geçen cümleler etti. Anladığım kadarıyla geçtiğimiz bir buçuk sene içerisinde pek çok insan adını mikro-magazin fobisi koyduğum yeni bir endişe edinmiş.
Böyle olunca ben de yeni ufukları keşfe çıktım ve özel hayata saygılı bu seriyi elde ettim.
4 comments June 10th, 2008
Bugün daha çok uzun zamandır ziyaret etmeyi ihmal ettiğim Bibliodyssey’de bulduğum harikalardan gidiyoruz. Bu senenin 2 Ocak’ında ölen ünlü (Olivetti için taşınabilir daktiloyu icat etmiş olmasına rağmen benim daha önce hiç duymadığım) İtalyan post-modern tasarımcı Ettore Sottsass’ın uzayda yaşam için hayal ettiği çeşit çeşit “Fantastic Planet” havalı üniteler, geçmişteki gelecek algısını irdelemeyi vazife bilen bizim için biçilmiş kaftan.
Add comment June 9th, 2008
“Yeni Anıt”, bugün Facebook’un “Türkiye’de görülen sokak sanatı” grubunda gezerken denk geldiğim, sanatçının kim olduğu yazılmadığı için daha geniş bilgi edinemediğim bir kavram. Bilindik grafiti formlarını, Türk heykel klişesi üzerinden yorumlaması ilginç geldi, muhakkak dünyada da benzerleri vardır, biliyorsanız paylaşınız.
2 comments June 9th, 2008
John Goo bugün bulmuş, scan etmiş ve göndermiş. Trajik ve komik memleketimin bankacılıkla imtihanından bugüne kalmış bir evrak-ı metruke.
Add comment June 9th, 2008
Geçtiğimiz aylarda Bibliodyssey’de bulup Etrafta’da yer verdiğimiz “Tehlikeli Sularda Balıkçılık” isimli harita, Türkiye’nin de “Hasta Adam” olarak resmedildiği 1. Dünya Savaşı öncesi dünyasına, Batı perspektifinden bir imaj çiziyordu.
Bugün ise bambaşka bir bakış açısıyla, daha yeni yeni modernleşip, emperyal güç olmaya başlayan Japonya’da üretilmiş bir harita ile karşı karşıya geliyoruz. Sembolizmi anlamak zaman zaman zorluyor, Almanya oklarla bayıltılmış bir yaban domuzu, İngiltere çirkin ve yırtıcı bir balık, İran, uyuyan kaplan Türkiye’nin kıçını koklayan evcil bir kedi gibi.
Konuyla ilgili daha geniş tartışma, imajın yer aldığı Flickr sayfasında mevcut, özellikle Türkiye’nin niye hindi biçiminde resmedilmediği sorusu ana tartışmalardan biri. Daha büyük hali için üstteki resme tıktık.

Add comment June 9th, 2008

Yağ satarım bal satarım ustam ölmüş ben satarım

The Ladybird Book of The Policeman‘den..
2 comments June 8th, 2008

Geçen günkü Pazar Sohbeti’nin konusunu andıran bir değişimi de Berlin Punkları yaşamış. Son 10 senedir punklar sokaklardan kaybolmuş, 80′lerde onları barındıran İşgal evleri ortadan kalkmış ve o evler mutenalaştırma projelerine kurban gitmiş. En berbatı da geride kalan işgal evleri gençlik angstıyla dolu özenti punklar ve “Green Day” tişörtlü turistlerle dolmuş. Eski punklar ne yapıyor konulu Vice foto-essay ve röportajları.
1 comment June 5th, 2008
Özer’in bir dönem sürekli gökyüzüne bakarak dolaştığı hissini veren bu güzel seri için kendisine teşekkür ediyoruz.
Add comment June 5th, 2008
| M | T | W | T | F | S | S |
|---|---|---|---|---|---|---|
| « May | Jul » | |||||
| 1 | ||||||
| 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 |
| 9 | 10 | 11 | 12 | 13 | 14 | 15 |
| 16 | 17 | 18 | 19 | 20 | 21 | 22 |
| 23 | 24 | 25 | 26 | 27 | 28 | 29 |
| 30 | ||||||