Kimi zamanlar bu cins ders, nasihat veren çalışmalara rastlıyoruz. Esasında rastlamasak daha iyi sanırım. Çoğunlukla izlediğim herşeyin gerçekliğine sorgusuz sualsiz inanmam beni etkiye açık bırakıyor, örneğin bu videoyu izledim ve evet New Wave diye birşey yokmuş, ok son derece mantıklı.
Ahmet İnsel de, geçtiğimiz Pazar, Radikal İki’deki “Gösteri ve Analiz” başlıklı yazısında içerik açısından tam olmasa da yöntem bakımından bunu anımsatan bazı konulardan bahsediyor:
“…Gösteri ve sanat alanlarında etkili ve başarılı olan izlenime dayalı ifade biçimi, insanları hiç beklemedikleri bir yerden vurarak bir an için etki sağlar. İzlenim, gösterinin ve sanatın etkili bir yöntemidir. “
ve de:
“…Postmodern dünya aynı zamanda bir gösteri toplumudur. Bu dünyada izlenim bilginin, parlak ve çarpıcı bir simge toplumsal eylemin yerini alır. Üstelik söylediği sözün şehvetine kapılıp kendi sesinin yankısına hayran olan ve bu nedenle ister istemez bir müddet sonra başları dönen insanların kanaat önderliğine soyunmasıyla, postmodern dünyanın kolaycılığı, gösteri toplumununun simge fetişizmiyle birleşip kulağa ve göze hoş gelen ama bilgiyi yoksullaştıran bir güzelliğe bürünür.”
Bu fikirlerin sadece politikayla ilgili olduğunu sanmıyorum, ya da belki politika aslında herşeyle ilgilidir.
Manyetik alanların kaotik ve sürekli değişen geometrisi üzerine bir video. Buradan izleyebilirsiniz.
Okul kitaplarında da konular bu tür görsellerle anlatılsaydı bilim adamlarının sayısı artmaz mıydı?
Bugün aldığım ama sonradan bir senelik olduğunu farkettiğim bir haberde, geçenlerde 2 işçinin ölümüyle kapatılan Selah Tersanesi’nin sahibinin oğlunun bu sözlerle babasına Bodrum’da beach aldırdığı yazıyordu.
Yeditepe Üniversitesi’nde okuyan 20 yaşındaki Emirhan Selah’ın kendi sözleriyle :
“Üniversite yaz tatiline girdi. İstanbul’da yapacak bir şey kalmayınca ‘Tatil böyle geçmez’ diye düşünmeye başladım. Baktım ki canım çok sıkılıyor, babama ‘Bana beach al’ dedim. O da burayı açtı. İlk günlerde bu işte zorlanacağımı düşündüm. Ancak sandığım gibi olmadı. Tatil bitene kadar zamanımı burada geçireceğim. Para kazanmak gibi bir derdim de yok. Güzel kızlar etrafımı çeviriyor ve tatil çok güzel geçiyor’
Aynı babanın Tuzla’daki ölümlerden PKK sorumlu açıklamasını da anımsarsak, 70 yaşındaki Deniz Baykal‘ın dün açıkça ispat edilmiş olmasına rağmen, TV’de insanların gözünün içine baka baka “Telefonlar kapalı olsa dahi açıkmış gibi dinlenebiliyor. Dışardan, sizin farkına bile varmayacağınız şekilde cep telefonunuza bir mesaj yükleniyor. Siz, o cep telefonu kapalı olarak tutsanız dahi o cep telefonu bir mikrofon gibi o merkeze aynen intikal ettiriyor. Günün teknolojisi bu… ” demesini de herhalde normal karşılamak lazım. Yazık valla ya sizin yüzünüzden nerdeyse yeniden ahiret gününe inanmaya başlıycam.