Youtubevarmi.com bugün doğurduğumuz bir “tekatış” websitesi. Gavurların yaptığı benzerleri bir süredir nette dolaşıyor, hatta bu siteleri yine tek tek ekrana getiren bir meta tekatış sitesi bile yapılmış. N’apalım sansürü engelleyemiyoruz bari espri yapalım.
Alanya’nın Demirtaş Beldesi Belediye Başkanı Mustafa Karagöz, seçildiğinden bu yana geçen 8 aylık süreyi değerlendirirken, ‘Kısa dönemde içersinde bir çok projeye imza attık’ dedi.
AKP Demirtaş Belde Teşkilatı Yönetim Kurulu haftalık toplantısınıda konuşan Demirtaş Belediye Başkanı Mustafa Karagöz, şunları söyledi:
‘Bizler 8 ay önce göreve geldik. Geldiğimiz zaman belediyede çay içecek bardak dahi yoktu. Kamu kurum ve kuruluşlarından ve şahsı kişilerin hergün alacak için geldikleri belediyeyi bu durumdan kurtardık. Eski borçları dondurduk. Çünkü ödeme imkanımız yok. 28 Mart 2004 seçimlerinden sonra belediyenin ne bir kamu kurumuna, ne de bir özel şahsa bir kuruş bile borcu yok.’
PTT’ye ve Muhtarlar Odası’na bina tahsis ettiklerini bildiren Karagöz, şunları anlattı:’Dikmetaş Yaylası’nda içme suyu deposu ve şebekesi yaptık. Demirtaş merkeze 2 tane sulama sondajı gerçekleştirdik. Çalışmalarımız aralıksız devam ediyor.
Fotoğraf: Berat Çokal‘ın Etrafta için seçkisinden: Turgut Özal ve video yalanları.
Geçtiğimiz günlerde YouTube’a bağlantı sağlıyor diye verdiğimiz OpenDNS sunucularının da artık işe yaramadığını fark ettim. Yani hem bu servisi toptan yasaklayacak kadar barbar ve cahil, hem de buraya bağlanmanın mümkün olduğu her yeri tespit edip hortumu kesecek kadar cevval ve azimli bir sistem-düzen-yapı ile karşı karşıya olduğumuz apaçık ortada. Çözüm önerisi olan?
Deborah Sengl 15 senedir hayvan ve insanların sosyal davranışları, hareket, mimik ve kamuflaj tekniklerindeki benzerlikler üzerine işler yapan Avusturyalı bir sanatçı. Biyoloji eğitimini yarıda bırakıp sanata vermiş kendini.
Resimlerini ilk gördüğümde güldüm, heykellerini gördükten sonra korktum.
Özer Yalçınkaya okyanus gibi arşivinden bir “karışık kayıt” hazırlamış. Parçaların çoğu Türkçe HipHopun henüz bordo şahinlerden dışarı fışkırmadığı zamanlara ait ama arada yeniler de var. Kötü yapımlardan, en abstrakt örneklere kadar 40 dakikalık bu toplama için kendisine teşekkür ediyoruz.
Audio clip: Adobe Flash Player (version 9 or above) is required to play this audio clip. Download the latest version here. You also need to have JavaScript enabled in your browser.
Sadece bir hafta için bu kaydı aşağıdaki bağcıktan indirebilirsiniz. İndir (53,5 MB)
Dün burada buldum. Irak’taki günlük hayat üzerine bir belgesel serisi, en ilginç sahnelerinden birisi Irak’ta bir camii imamının “oh mommy blue oo mommy blue” ve “she’s a lady”den parçalar okuduğu bölüm. Irak’ta yaşamak kadar anlamanın da zorluğunu düşük bir oryantalizm düzeyiyle sunması bakımından fena olmayan bir çalışma.
Youtube’a ulaşmak için opendns.com adresindeki talimatları yerine getirmenizi şiddetle öneririz.
İki Buçuk Ata
Tedavüle çıkarıldığı tarih: 15.07.1952
Yukarıdaki banknotları ilk defa Kebap 49′da görmüştüm.
Hala neden buçuklu banknot bastıklarını çözebilmiş değilim.
Şimdiki piyasa değerleri yaklaşık 1000YTL civarı.
9000 yıllık uykusundan uyanıp, patlarken yıldırımlar çaktıran, kül, alev, duman, ölüm saçan Şili’nin Chaiten Volkan’ı, her ne kadar özel efekt gibi dursa da, yaşadığımız herşeyden daha gerçek. Imajları BLDGBLOG‘dan çaldık.
Garry Kasparov bir bilgisayar programına yenildiği anda medeniyet için yeni bir dönem başlamış oldu. Yüz yıllardır kutsanmakta olan sol beyin, bir yazılım karşısında biçare kaldığında robotik kıyametin, yapay zeka cehenneminin sıcaklığını hepimiz ensemizde hissetmiştik. Sonumuzun kendini yenileyen, yeni işlevleri yerine getirmek için birleşen, öğrenen ve gelişen makineler elinden olacağına yavaş yavaş başladık. Hal böyle olunca, 21. yüzyıla ait sıkıntıları ancak sağ beyin aracılığıyla aşabileceğimizi antalan, skolastik düşüncenin bizi düşürdüğü hallerden bahseden pek çok yayını kitapçı raflarında, internette ve diğer mecrada gördük okuduk.
Bir takım inançların temelden sarsıldığı bu ortam içerisinde Garry Kasparov kendi buhranını aşmanın yolunu politikada bulmuş (Aslında politik geçmişi hakkında ahkam kesebileceğim bir bilgiye sahip değilim). Bulmuş ama makinelerle başı yine dertte.Sezyum‘un şahane bir başlıkla birlikte gönderdiği bu acayip protesto yönteminde en gülünç bulduğum şey eylemin bir makine sayesinde gerçekleştiriliyor olması. Şahsen ben bir makine karşısında ünvanını yitirmiş bir analitik zeka putu olsaydım, konuşmamın ortasında servo motorlar ve ciroskoplarla havada dolaşan uzaktan kumandalı bir ç.ü.k.’ün valığından epeyce incinebilirdim.
Bir fallus nasıl uçar, bir güvenlik görevlisi çavuşu nasıl tokatlar, hepsini buradan izleyebilirisiniz. Densizlik sanatının nadide örneklerinden birini ortaya koymuş olan eylemciyi can-ı gönülden tebrik ediyorum.
Engin’den pazar akşamı Etrafta için bir fotoğraf serisi yapmasını rica etmiştim, hemen pazar günü inanılmaz hızlı biçimde yukarıdaki “Gerçek” isimli derlemeyi gönderdi. Engin’in “Gerçek”i, kavramsal laf ebeliği bir yana, insana güçlü bir “gerçeğe şahit oluyormuş” (şehadet?) hissi veriyor. (şahitlik hissi demişken Banu Cennetoğlu’nun “False Witness” isimli fotoğraf albümünü de binanaleyh şiddetle tavsiye ederim)
Engin’in kendi sitesine buradan gidebiliyorsunuz. Orada da “Gentrification” (Mutenalaş(tır?)ma) isimli seriyi çok etkileyici buldum.