Devletin dondurması ve ambalajların geleceği
Yazar: Boran GÜNEY 11 August 2007

Bugünkü New York Times’da Onur’un dünkü “Devletin dondurması” yazısında değindiği bi takım unsurları inceleyen bir makale yayınlanmış. Söz konusu yazı esasında kapitalist bir piyasa ile devletçi bir sistem arasındaki paradigma farkını da açıkça gösteriyor. Amerikalı pazarlamacılar der ki internetin şahikasını yaşadığı, televizyon kanallarının binleri geçtiği günümüzde artık marka vaadlerinin tradisyonel kanallarla -ilanlar tv reklamları vs.- izleyicilere ulaşıp ulaşmadığını ölçmenin etkili bir yolu yok, dolayısıyla ürünlerin kendilerinin market raflarından tüketiciye “beni al beni al!” diye bağırması gerekmekte.
Tabi bu cins bir ambalaj silahlanma yarışı bize de görsel kirlilik, kafa karışıklığı ve kaos olarak yansıyabiliyor. Her silahlanma yarışında olduğu gibi burada da bir markanın sahip olduğu avantajı kısa sürede taklit eden, ve hatta bir adım öne geçen diğer markalar arasındaki rekabet, evrimsel sürece roket yakıtı etkisi yapıp pek yakında bir çok bilimkurgu kavramla cebelleş olmamıza sebep verebilir. Hatta şimdiden gayet acaip ambalajlar üretilmiş durumda, mesela Coors biraları uygun sıcaklıkta renk değiştirip “beni alabilirsiniz” sinyali veriyor. “Minority Report” filmindeki akıllı reklam panolarının süpermarket ürünlerine uygulandığını, daha önce aldığım Ezine Keçi Peynirinin beni veritabanı taraması neticesinde tanıyıp her markete gittiğimde uzaktan “Boran Bey, beni al, beni al, beni yi!!!” diye bağırdığını duyar gibi olup ürperiyorum.
Haberin kategorisi: +BORAN GÜNEY, 01 ETRAFTA
No tags for this post.
Yorum yaz
You must be logged in to post a comment.
Haberi izlemeye al | Yorumları RSS ile takip et