Varsıllardan yoksulluk pornosu

Çocukluğumda TRT’de -şimdiki adı ile söylemek caizse- bir “sosyal sorumluluk projesi” yayınlanıyordu. Görünmeyen bir spiker çeşitli ülkelerde gezip, oradakilere Türkiye hakkında ne düşündüklerini soruyordu. Net anımsamıyorum ama galiba bir Alman “Türkiye çok güzel bir yer, insanı çok sıcak vs vs” dedikten sonra ekliyordu “Peki siz Türkler ülkenizi niçin tanıtamıyorsunuz?” (tabi bu noktada dublajın altından adamın kendi sesi 2 saniyeliğine ‘haynin shlotzel’ filan gibi bir şey derken duyuluyor ve buna kopuluyordu ama gençtik, varsıl marsıl gibi sözcüklerden bihaberdik). Bu sorunun cevabı sanırım bulundu, ve bugünlerde internetlerde konuşulan en ilginç konulardan biri: Gelişmekte olan ülkelerin ne yaparlarsa yapsınlar batılı gözlerde değişmeyen imajı. Cevap ise bu ülkelerin tanıtımını en çok kimin yaptığı ile ilgili.
3. dünya ülkelerinde çekilen fotoğrafların %90′ını batılı ülkelerden gelen beyaz fotoğrafçılar çekiyor. Bu fotoğrafların çoğu bu ülkelerin insanlarını acz ve sefalet içinde, çoğu zaman yiyecek için birbirlerini ezerken, yarıçıplak resmediyor. Böyle göstermeyen imajlar bile genellikle batılı standartlarda insan-altı (subhuman) denilebilecek biçimlerde yansıtıyor 3. dünya insanını.

Peki bu neye işaret ediyor? Açıklamalar muhtelif, mesela ekonomik boyutunda Avrupa ve Amerika’da 80′ler ile birlikte ortaya çıkan ve günümüze gelirken sayıları binleri bulan ve finansal kaynaklar için kıran kırana rekabet halindeki sivil toplum örgütlerinin medyada kullanmak üzere bu imajlara olan yoğun talebi. Hangi STK daha çok aç, ağlayan bebek fotoğrafı ile bağış çağrısında bulunursa kaynaklar oraya akıyor, refah toplumları vicdanlarını para ile temizliyor.

Bu haberi yazarken internetten konu ile ilgili imaj bulmakta pek zorlanmadım, sanırım bu da fenomenin büyüklüğünün bir göstergesi. Google’da “India”, “Africa”, “Middle East” gibi anahtar kelimeler ile görsel ararken zaten her 10 resimden 5′i sefalet ve yoksulluğa işaret ediyor. Sanki oralarda güzel hiçbirşey olmuyor, oluyorsa da batılıların eliyle oluyor. Aciz ve yoksul 3. dünya insanları batılı kurtarıcıları sayesinde karnını doyuruyor, bir gün daha hayatta kalabiliyor. Güç ilişkileri değişmiyor, böylece ırkçılık yapılmadan temiz biçimde herkes yerini biliyor.
Yani belki de aslında TRT’deki Alman herif kendine sormalı, “Biz sizin ülkenizi tanımamakta niçin ısrar ediyoruz?”

Bir takım linkler:
THD Blog - Fair trade photography battles development pornography
Smallshift
AIDG
6 comments July 24th, 2007