“Kamusal Alan’ı” geri kazanmak
Yazar: Boran GÜNEY 1 December 2006
Virgül dergisinin 102. sayısında Mustafa Arslantunalı’nın sokak sanatı ile ilgili bir yazısı çıkacak. O yazıdan şöyle bir kırpıntı aldık:
“Belediye’nin sessizce sokakları, kaldırımları işgal eden reklam panoları harekâtı bitti mi, devam edecek mi bilmem.
Gökdelen tutkusu, sipsivri çifte minareler, dev bayrak çılgınlığı, her yere yayılan reklamlar. Hepsi birer sancak sanki: Minareler dinin, bayraklar milliyetçiliğin, gökdelenler paranın sancağı. Reklam panoları da şehrin göbek deliklerine dikilen bu sancakların sokağımıza, evimizin dibine dikilen minyatürleri.

Bizim sokağımıza da oldu. Sokağın köşesinde, manzaralı merdivenlerin tam da başına bir reklam panosu diktiler. Dikmekle kalmadılar, sokağı enine kazıp o panoya elektrik de götürdüler. Şimdi sokaktan geçerken gördüğümüz deniz manzarasının yarısını şıkır şıkır parlayan bir reklam panosu kapatıyor.

Belediye yapacağını yaptı. Ya biz sokak sakinleri ne yaptık: Her zamanki gibi ileri geri söylendik, homurdandık. Ben ek olarak bir yerlerden sprey boya alıp reklam panosunu okunmaz hale getirmeyi düşündüm –yapacağımdan değil.
Ama geceleri uyumayıp çalışanlar varmış. Bir sabah panonun üzerinin sprey boyayla kapandığını gördük. Reklamdaki dev hamburger, bir sırıtan bir surata dönüştürülmüştü.
Reklam panomuz artık düzenli olarak sprey boya ile kapatılıyor. Hem de ne kapatma? Sadece reklamı okunmaz hale getirmekle kalmayıp panoyu ilginç ve güzel bir hale sokan, her reklama göre ayrı bir kapatma stiliyle… Meçhul sanatçıların yakalanmamak için hızla çalıştıklarını tahmin etmek güç değil. Onları bir tür sanat gerillası olarak adlandırmak gerekir mi?
Graffiti için vandallık terimi sık kullanılır, yahut kullanılırdı. Burada bir vandallık varsa eğer, mahallenin göbeğine panoyu dikip reklamları burnumuza dayayan belediyenin yaptığı, yoksa her hafta sokağımıza yeni bir sanat eseri armağan edenler değil. En beğendiğim bir tanesinin fotoğrafını çektim. Tahmin edersiniz ki artık bu eser yok. Yerinde başka bir reklam, o reklamın üzerinde başka bir desen var. Bu seferki epey aceleye gelmiş…
Pera müzesindeki Rembrandt sergisinin reklamı da panoda bir hafta kaldı, ona hiç dokunulmayışı beni ayrıca mest etti.
Bir “sanatçı”nın her tür beklentisinden sıyrılarak bu sokak sanatını icra edenlere gıpta ediyorum. “
Virgül dergisinden, sayı 102, Aralık 2006
Konuyla alakalı faydalı bir takım linkler:
Billboard Liberation Front
New Mind Space
Institute For Applied Autonomy
Journal of Aesthetics & Protest
Haberin kategorisi: +BORAN GÜNEY, 01 ETRAFTA
No tags for this post.
1 Yorum Add your own
1. aslik | December 19th, 2006 at 4:35 pm
Türk Boris Hoppek’i
Yorum yaz
You must be logged in to post a comment.
Haberi izlemeye al | Yorumları RSS ile takip et